GÜLE GÜLE

O kadar heyecanlı bir güne uyandım ki uçağın saatini kaçırmamak için kurduğum iğreti bir alarm sesine kalkmanın bana bu hazzı vereceğini hiçbir zaman hayal edememiştim. Bir gün öncesinden hazırladığım valizimi kapının kenarına koymuş saat 10:45 uçağına binmek üzere yola koyuldum. Havaalanındaki rutin kontrollerden sonra yolculuğa başlayacağım uçağın içinde bana ayrılmış koltuğa oturduktan sonra derin bir nefes çekip uçağın havalanacağı anı beklerken her geçen dakikada heyecanım bir kat daha artıyor, uçuş için anonstan gelecek olan sesi heyecanla bekliyordum. Ve beklenen an geldi, uçuş başlasın..

Saatler süren yolculuğun sonuna geldik. Uçaktan inince neler ile karışılacağımı merak ediyordum. Harika bir iniş yaptıktan sonra pilota alkışlar eşliğinde veda ettik. Beni karşılayacak olan Teyimimas isimli kişiyi gördüm ve sıcak bir tokalaşma ile kalacağım otele doğru bana eşlik etti. Otele doğru giderken hoş sohbetinle çok memnun kaldığım Teyimimas bana ülkesi ve birlikte yapacağımız gezinin detaylarını anlattı. Otelin lobisinde benim gelişim için büyük bir pasta kesilmiş ve pastanın üstünde kocaman ‘’Mutluluklar ülkesine hoş geldiniz’’ yazısı yazılmıştı. Kısa bir süre dinlendikten sonra Teyimimas ile maceramıza başladık. İlk olarak dünyanın en çok yaşayan insanlarının bulunduğu Tekazen köyüne gittik. Tekazen köyünün nüfusu bin dört yüz civarında ve en genç olan kişinin doksan sekiz yaşında olduğunu söylediler. Bu köyde insanların çok uzun yaşadığını bana aktarmaya çalıştılar. Bende nedenini çok merak ettim. Köyün insanları her cumartesi günü bir araya geliyor, köy meydanında festival havasında müziklere hep birlikte eşlik edip raks ediliyordu. Gerçekten de ‘’İşte bu adam elli yaşında olabilir.’’ dediğim kimse yoktu. Teyimimas’ın dediği doğru ve gözlerimle gördüğüm en genç insan bile yetmiş yaşında gibiydi. Festival harika geçmiş ve mutlu yaşlı insanlar topraklarına veda edip bir sonraki durağımıza gitmek üzere yola çıkmıştık. Şimdiki durağımız ülkenin önemli dinamiklerinden olan IGYAS şirketiydi. Bu ziyaretimizde bizi şirketin Kurucusu İzavetüm misafir etti. İzavetüm o kadar alçak gönüllü bir insandı ki bizi güler yüzü hiç eksik olmuyor karşımızda el pençe divan olmuş şekilde duruyordu. Dünya çapında nam salmış bu şirketin buralara kadar gelmesindeki en büyük sebebi sorduğumda tek cevabı ‘’Saygı’’oldu.

Tüm çalışanlarının birbirlerine saygılı olduğunu anlamak yeterli oldu. İzavetüm ile geçirdiğimiz güzel vakitlerin ardından bir sonraki durağımıza gitmek üzere yola çıktık. İgves şehrine 10 km yazan tabelayı gördükten sonra on beş dakika sonra şehrin merkezine varmıştık. Şehrin merkezinde arabayı park ettik ve yemek yemek için şehrin en eski restorantlarından olan birine gittik. Hayatımda yediğim en lezzetli yemeği yedim ve bu yemeği yapan aşçı ile fotoğraf çekildim. Bana yemeğin tarifini verir misin ? diye sorduğum soruyu hafif bir tebessüm ederek cevap vermekten kaçındı. Bende tarifi yok sanırım diye bir iç ses ile geçiştirdim. Teyimimas ile şehir turu atarken gördüğümüz herkes bizi selamlıyor sanki benim bir yabancı olduğumu yüzümdeki şaşkın ifadeden anlıyorlardı. Artık akşam olmuştu şehrin tüm ışıkları yanmış her yer apaydın idi. Bütün şehir dışardaymış gibi o kadar kalabalıktı ki akşam vakti dahi olsa sokakta adım atacak bir yer bile yoktu. Ertesi gün kültürel vakit geçirmek üzere sabah şehir tiyatrosuna gittik. Tıklım tıklım doluydu daha sonra şehrin en eski yapılarından olan İglip kütüphanesine gittik. Tüm masalar dolu ve herkes sessizce kitap okuyordu. Kitapları müşterilere veren genç adam sanki bir market çalışanı gibi hiç durmuyor biri gidiyor biri geliyordu. Anladım ki bu ülkede herkes kitap okuyor ve bu entelektüel yaşamları onları hiç bunaltmıyordu tam aksine kitap okumadıkları gün geriye gittiğini düşünüp bilgiye muhtaç bir yaşam serüveninin her adımında hayat tezahüratlarının ters yönde tepki vermesini kattıkları bilgilerle lehine çeviriyor ve kamil insan seviyesine bu sayede ulaştıklarını o an anlamak benim için hiç zor olmamıştı.

Artık yolun sonuna gelmiştim. Dönüş vakti geldi de çattı. Hayatımda yaşadığım bu bir haftayı hiç unutmayacak olmam ve daima özleyecek olmam veda ederken de çok üzüleceğim duygusunu düşündürmemi yeğliyordu. Neden mi ?

Uçaktan inince beni öyle bir samimiyet karşıladı ki kendimi onlardan biri gibi hissettirmeme sebep oldu. Nezaketin bolca olduğu köyde o yaşlı insanların nasıl eğlendiğini görmek geleceğe dair umudumun her zaman var olacağını hissettirmeme sebep oldu. Dünyaca nam salmış baş karakteri saygı olan şirketin mütevazi kurucusu ‘’Ne kadar büyürsen o kadar alçal’’ felsefesinin hayatıma ‘’cuk’’diye oturmasına sebep oldu. Herkesin gülerek kaldırımlarında dolaştığı sevgi şehrinin güzel insanlarının neşesiyle yoğrulmuş ve dünyanın en sevgili aşçısının elinden yediğim lezzetli yemekten bundan sonraki yaşantımda sevginin katılacağı her somut şeyin tadında bir tutam soyut lezzetin var olduğunu görmeme sebep oldu. Böyle bir ülkeye veda ederken bırakın da hüzünleneyim o da bizden olsun kanımızda var çünkü biz hüznü severiz.

Tüm samimiyetimle, nezaketle, sevgilerle, Güle güle..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Saral - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.

01

K.uzuner . - Saral kardeşim uçakla giyimde burası neresi Güle güle .höş geldin yazımız okudum da bu ülke neresi.merak ettim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Kasım 22:33
02

M.s - @K.uzuner . 01 nolu yoruma cevabı: Merhabalar Sayın Uzuner,öyle bir ülke gerçekte yoktur.Sadece ütopik bir yazı yazmak istedim.Tekazen köyü' tersinden okursak nezaket demek.Nezaketli insanların olduğu bir bölgede insanlar daha huzurlu olacağından yaşlı insanlar topluluğunu öyle andırdım.Bazı kelimeleri bunun gibi tersten okursanız.ana temaya daha da hakim olursunuz.İlginiz için teşekkür ederim.

Saygılarımla,iyi günler dilerim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Kasım 16:35


Anket Gölcük eski sanayi çarşısı alanında hangi proje uygulansın istersiniz....