İNADINA OLMASIN!..

Siyaset ortamının ısındığı ve seçimin ayak seslerinin duyulmaya başlandığı bu ortamda; bir vatandaş ve seçmen olarak bende siyasetçileri olgunluğa davet ediyorum.

Siyasetçinin diline dolanan, “inadına yapacağız, edeceğiz” cümlelerini sıkça duymaya başladık.

‘İnadına’ sözcüğü bana çok soğuk ve sevimsiz gelir. Hedef aldığı kesimi; hafife alma, dikkate almama, önemsememe, saygı duymama vs. içerikleri barındırır.

‘İnadına’ Söyleminin altında yatan asil sebebin, toplumu kamplara ayırarak seçmen oylarını konsolide etmek olduğunu görürüz. Yaratılan bu durumun, kısa dönemde siyasi partilere fayda sağladığı düşünülse de uzun süreçte milletin ortak yaşama iradesine büyük zararlar verdiği ortadadır.

Muhalefet partilerinin yaklaşan seçim sürecinde bu oyuna gelmemeleri gerekirken; bazı muhalif millet vekillerin de ağızından bu tür cümleleri duyar olduk. Bu ülke insanını kutuplaştırarak, safları sıklaştırarak bir yere varamayız.

Yarın, belki halkın teveccühü ile demokratik yollarla sizler iktidarı teslim alacak ve bu sayede devleti yönetme erkine sahip olacaksınız. Lütfen dilinize sahip olunuz. Bu toplum kullanılan siyaset dilinden son derece mutsuz ve rahatsızdır.

Siyaset dilini tatlıya çevirmek çok mu zor?

Değil tabii ki..

Her ay bir araya gelip; bir masa etrafında Rize çayı içip, birer dilim tatlı yeseler,

Ülke adına önemli projeleri birbirlerine danışıp; fikir alışverişinde bulunsalar,

Gizli kapılar ardından ülkeyi yönetmek yerine; şeffaflıkla, ortak aklın süzgecinde, denetlenebilir bir ortamı hazırlasalar,

Ve bütün bunların yapılmasında lokomotif liyakat olsa, inanıyorum ki siyasetin dili pamuk olur.

Bu analizi sağlıklı yapan, ülkesini seven, çıkar peşine düşmeyen, yurttaşlarını eşit gören bir siyasi anlayış geliştirilebilse; paramız değer kaybetmez, ülke kalkınır, milli gelir artar ve topluma huzur gelir.

İşsizlik, gençlerimizin umudunu ve hayallerini yok etmekte, gençlerimizin önemli bir bölümü yurt dışına çıkmak için fırsatlar kollamaktadır. Bu durum önlenemezse; yeni Aziz Sancar’ları, Özlem Türeci-Uğur Şahin’leri ve nicelerini uzaktan özlemle ve hayranlıkla seyredip, dururuz.

Müslüman, büyük büyük yalanlar söylüyor.

Müslüman, hak hukuk ve adalete riayet etmiyor.

Müslüman, kamu malına zarar veriyor.

Müslüman, ballı ihaleler peşinde koşuyor, rüşvet alıyor, veriyor.

Müslüman, torpilli mülakatlarla, hak eden çocukların hakkını yiyor.

Peki, Sevgili Peygamberimiz İslam dinini Müslümanlara böyle mi öğretti, yoksa biz kendimize yeni bir din mi uydurduk? Siz değerli okuyucularımın takdirine bırakıyorum.

Sevgi ile kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Bıçakcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük eski sanayi çarşısı alanında hangi proje uygulansın istersiniz....