“CUMHURBAŞKANIMIZIN TALİMATI İLE…”

Devlet Kurumları sorumluluk alanlarıdır. Bu alanda görevlendirilenler, her ne kadar yukarıya karşı sorumlu olsa da, yetki alanlarında hareket kabiliyetleri kendi inisiyatiflerinde olması gerekir.

Öyle bir Başkanlık sistemini kabul ettik ki; bu sistemde, ne Musa’ya nede İsa’ya yaranabilirsiniz. Her eline mikrofonu alan Bakan: “Cumhurbaşkanımızın talimatıyla” cümlesiyle başlamaktadır. O göreve layık görüldüyseniz; o mevkii kullanma yetkisi sizdedir ve sorumlu sizsiniz. Yaptıklarınızın sonuçları doğrultusunda; ya göreve devam edersiniz, ya da istifa...

Dedim ya, öyle bir sistem ki; Cumhurbaşkanlığı bütün yetkiyi kendisinde toplamış; yetkili kişi başarısız da olsa, istifa edebilecek iradeye sahip değildir. Sadece affını isteyebilir.

Bir sel felaketine giden bir Bakan “Cumhurbaşkanının talimatı ile”

Bir deprem bölgesine giden diğer bir Bakan “ Cumhurbaşkanının talimatı ile”

Bir Yangın Bölgesine giden bir başka Bakan yine “Cumhurbaşkanının talimatı ile” söze başlamalarından bir yurttaş olarak rahatsızlık duymaktayım. 80 Milyonu aşkın bir ülkeyi tek kişinin iradesine bağlamak gerçekten tartışılması gereken bir durumdur.

Bu yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi, “kervan yolda düzülür” mantığı ile ortaya konmasına rağmen; tam aksi yönde siyasi kararlarla sistem tıkanmıştır. Milletin Meclisi etkisizleştirilmiş, yargı yürütmenin emrine sokularak; erkler birliği haline dönüştürülmüştür. Bu sayede yetki kullanan kişilerin sorumluluğu, sadece, sorumsuzluk zırhı olan Cumhurbaşkanına karşıdır. Bir kişinin affı ile sorun çözülebilmektedir.

Daha yakın bir geçmişte, Ticaret Bakanı kendi kurduğu aile şirketinden bakanlığına dezenfektan ürünleri satın alması, hiçbir şekilde yargıya taşınmamış; ayrıca Cumhurbaşkanı tarafından teşekkür edilerek görevden el çektirilmiştir. Kamu ahlakını zarara uğratan bu bakan ve diğerleri hakkında hiçbir Cumhuriyet savcısı soruşturma dahi açamamıştır.

Bu sistem öngörüye ve denetime açık bir sistem değildir. Meteoroloji tarafından havaların rekor derecede ısınacağı, ayrıca dünyada küresel ısınma sayesinde sıcaklıkların her yıl arttığı olgusu ortada dururken; hiçbir alt yapı hazırlığı olmayan, bir Orman Bakanlığına şahit olduk. Ormanlar cayır cayır yanıyor, yerinde ve zamanında müdahale edilmediği için yangının üzerinden bir hafta geçmesine rağmen, hala kontrol altına alınamaması düşündürücüdür.

İtibardan tasarruf etmeyen yönetim erkânı son model araçlara binerken, kendi özel uçakları ile uçarken, orman yangınlarına anında müdahale edebilecek ne söndürme uçağımızın nede yeterli ekipmanlarımızın olmadığı ortaya çıkmıştır. Tıpkı 15 Temmuzda olduğu gibi, sorunun çözümü yine halka düşmüştür.

Bir ara düşündüm, Orman Bakanı: “Cumhurbaşkanımızın talimatı ile çaylarınızı keyifle içebilirsiniz” der mi diye?.. Sevgi ile kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Bıçakcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük eski sanayi çarşısı alanında hangi proje uygulansın istersiniz....