Sınav Kaygısı

Değerli okurlarım, bu haftaki makalemde sınav kaygısını kaleme alacağım. Öncelikle kaygı belirli düzeyde yaşanması gereken bir duygudur. Belirli bir düzeyi herhangi bir durum karşısında koruyucu görevi görür. Dolayısıyla kaygının tamamen ortadan kalkması yaşamla bağdaşmamaktadır. Belirli düzeyde yaşanan kaygı herhangi bir performansa karşı harekete geçmemizi sağlamaktadır.

Kaygının hiç yaşanmaması durumunu sınava hazırlanan bir öğrencide düşünecek olursak, optimum düzeyde kaygıyı yaşamayan bir öğrencinin sınava hazırlık sürecinde harekete geçirecek olan çalışma performansını görmeyi de bekleyemeyiz. Aksi halde yoğun kaygı yaşayan bir öğrenci de sınava hazırlık sürecini sağlıklı bir şekilde yürütememektedir. Bu durumda yaşanması gereken performans karşısında harekete geçirecek olan optimum düzeydeki kaygıdır.

Öğrencilerin sınava dair kaygı yaşamalarının birden fazla sebebi olabilmektedir. Bunlardan biri “sınava yüklenen anlam”dır. Öğrencilerin sınava yükledikleri anlam, sınavı seviye belirme sınavı olarak görmekten ziyade hayatlarını belirleyen bir süreç olarak değerlendirmeleridir. Dolayısıyla bu süreci sınav sonucunun hayatlarını ya iyi anlamda ya da çok kötü anlamda etkileyeceğine dair hayatlarının çıkmazı veya sonu olduğunu vadeden cümlelerle anlatmaktadırlar. Sınavın bir son olmadığını, hayatlarında kendilerine birçok kez her konuda şans vermeyi ve en önemlisi kendilerini her koşulda objektif bir şekilde değerlendirebilmeleri gerektiğini bilmelidirler.

Sınava yüklenen anlamın yanında öğrencinin kendisi için oluşturmuş olduğu başarısızlık şeması da sınava hazırlanma sürecine ket vurmaktadır. Başarısızlık şemasının oluşmasının birçok sebebi olmaktadır. Kendisini başka insanların başarılarıyla sürekli kıyaslaması, ailenin bu sürece olan eleştirel ve baskıcı tutumu, felaketleştirilmiş düşünceler, genelleştirilmiş varsayımlar ve bunun gibi başarısızlık şemasını besleyen durumlar öğrencinin kendisini objektif olarak değerlendirememesine sebebiyet vermektedir.

Bu süreci ciddi anlamda etkileyen ve buzdağının görünmeyen yüzü diyebileceğim en önemli kısım ise ebeveyn tutumlarıdır. Anne ve babanın çocuklarına yaklaşımı çocukların sürece olan bakışını büyük oranda etkilemektedir. Hiç çalışmayan öğrenciye etki etmeyen öğütler, çok çalışan öğrencilere ise ulaşamayan aileler. Öğrencilerle sınavla ilgili sağlıklı iletişim kurmak çok kıymetlidir. Sınav sürecinin içinde kaybolmuş olan öğrenciye ulaşabilmek, sınav sürecine giremeyen öğrenciyi ise o noktaya taşıyabilmek gerekir.

Öğrencilerin bu sürecine yardımcı olacak ve destekleyecek olan kişiler sizlersiniz. Desteklemeye çalışırken kurmuş olduğunuz iletişimin tümünün sınav olmamasına dikkat edin. Bizleri her zaman besleyen başka duyguların olduğunu ve ailede herkesin farklı rollere sahip olduğunu da unutmamak gerekir.

Bu süreci sağlıklı bir şekilde yönetemediğinizi düşünüyorsanız mutlaka bir uzmandan destek almalısınız. Baş edilemeyen en ufak bir duygu hayatımızdaki birçok durumu etkilemektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuğçe Uzuner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Gölcük'te en başarılı meclis üyesi kim?