GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK!

Yaşadığımız son siyasi gelişmelerden yola çıkacak olursak;

İnstagram üzerinden yazılan istifa mektubu ve sonrası…

Yüksek derece haber niteliği taşıyan bu istifa, bir grup medya çevresi tarafından görülmese de, sorumluluk hisseden ve gazetecilik meslek onuruna sahip görsel ve yazılı medya unsurları, hatta dünya basını haberi görmüş ve izleyicisine aktarmıştır.

İçeriğindeki, “At izi İt izi ve Allah sonumuzu hayır etsin” gibi ağır mesaj kodları bize, içeride yaşanan siyasi kavganın sanki ayak sesleri gibiydi.

Bir siyasi parti, hangi şartlarda bu duruma gelebilir sorusuna yanıt arayalım.

Devlet ayağında;

-Şeffaf ve açık olunmama, aynı zamanda halka verilmesi gereken hesaptan kaçınma.

-Devlet Kurumlarına atanan temsile yetkili kişilerde, liyakatin önemsenmemesi.

-Pandemi sürecinde hasta ve vaka sayılarını birbirinden ayırarak toplumu yanılgıya sürüklemesi.

-TÜİK’in ekonomik hayatı etkileyen verilerinin gerçekle örtüşmemesi.

Siyasi ayağında;

-Uzun hükümet etme sonrasında ortaya çıkabilecek olumsuzluklar nedeniyle, koltuğu kaybetme korkusu.

Yargı ayağında;

-Kararlarda yaşanan çifte standartlar nedeniyle, yargıya güvenin hızla aşağı doğru inişi.

Sistem ayağında;

-82 milyon ülkede, sadece bir kişinin görüşü alınmadan karar verememe gibi ağır işleyen hükümet sistemi.

Medya ayağında;

-Hükümete yakınlığı ile bilinen bir grup medyanın, haber vermeden önce talimat beklentisi, haberi görmemesi. Halka, doğru ve hızlı haber ulaştırma yerine, beslendiği iktidarı koruma yolunu seçmesi.

Yukarıda görüldüğü üzere; kurumsal verilerde, adalette, haber alma özgürlüğünde, şeffaflık ve hesap verilebilirlikte olduğu gibi, kamusal tüm alanlarda aksayan sorunlarla yüzleşemedik ve halının altına süpürmeyi tercih ettik. Bu gün, o sorunlar tek tek karşımıza çıkmaktadır.

Bu sistem gereği, bir kişi istediği devlet kurumuna istediği kişiyi atayabilmekte ve çok rahatlıkla görevden el çektirebilmektedir. İstifa müessesesi işlememekte, atanan kişiler, atayana vefasını gizlememektedir.

Bunun için diyorum ki; henüz atanan Hazine ve Maliye Bakanı, Merkez Bankası Başkanının; liyakatli olma beklentisi haricinde kim olduğunun bence çok da önemi yoktur. Önemli olanın, bu kurumların bünyelerinde çalışan yetişkin kadroların hazırlayacakları gerçek veri ve tabloların, saraya sormadan ve talimat almadan açıklayacak iradeye sahip olup olmamasıdır.

Sonuç olarak: Devlet kurumlarına atanarak sorumluluk üslenenlerin başarı hayalleri; sarayın kendilerine açacağı alanla sınırlı olacaktır.

Günün yorumu: İş başında iken “ekonomi şahlanıyor” günün sonunda “Allah sonumuzu hayır etsin.” Dönüş hızı 180 derece!.. Allah gerçekten bizi korusun.

Sevgi ile kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Bıçakcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük'te en başarılı ilçe Başkanı kim?