DEPREM BİLİNCİ…

30 Ekim Cuma günü meydana gelen İzmir Depremi ile bir kez daha sarsıldık.
AFAD’a göre 6.6, Kandilli Rasathanesi’ne göre 6.8, dış kaynaklara göre 7.0 şiddetinde olduğu belirtilen depremde oluşan yıkım sonucu 114 yurttaşımız hayatını kaybetti, yüzlerce yurttaşımız yaralandı, binlerce yurttaşımız evsiz kaldı.

Deprem, yaşadığımız coğrafyanın bir gerçeği. Bu gerçeği en acı şekilde 17.08.1999 Gölcük Depremi’nde biz yaşamıştık. Hep deriz ya, “deprem acısını en iyi biz biliriz diye”.

Gerçekten biliyor muyuz? Yoksa aradan geçen 21 yıl sonrasında unuttuk mu? Yaşanan acıları, kaybettiğimiz canları unutmak tabiî ki mümkün değil! Ama şu bir gerçek ki ne kadar acılar yaşamış olsak da, o depremi yaşayan bizlerde de bir deprem bilinci oluşmadı.


Eğer bizler de deprem bilinci oluşmuş olsaydı;

-İlimizde hala 1999 depreminden kalma 20 den fazla ağır hasarlı bina olabilir miydi?

-Depremin acılarını yaşayıp da, depremde orta hasar gören ve 21 yıl önce nasıl güçlendirildiklerini bilmediğimiz binalarda oturmaya devam eder miydik?

-Depremlerin özellikle yumuşak ve alüvyonal arazilerde daha fazla yıkıma yol açtığını bilerek, dere yataklarının yanına, tarım arazilerinin üzerine bina yapılmasını kabul eder miydik?

-Kentimiz yapı stokunun eski ve depremde yıpranmış olduğunu bilmemize rağmen, genel ve yerel yönetimleri yapı stokunun yenilenmesi için kentsel dönüşüme zorlamaz mıydık?

-Kentimizin yeşil alanlarının yapılaşmaya açılmasına her yerin betonla dolmasına izin verir miydik?
Bu soruların cevaplarını hepimiz biliyoruz. Ama önemsemiyoruz ve sonunda, deprem gerçeği ile yüz yüze geliyoruz. Kaybettiklerimize üzülüyoruz.


Enkaz altında kalan canlarımızın saatler sonrasında kurtarılmasına seviniyoruz. Sonrasında, hayatımıza hiçbir şey olmamış gibi devam ediyoruz. Oysaki deprem yine olacak ve biz yine ona hazırlıksız yakalanacağız. Buna dur demek bizim elimizde!

Deprem bilincine sahip yurttaşlar olarak, merkezi ve yerel yönetimlerden kentsel dönüşüm başta olmak üzere depremde yıkımı önleyecek taleplerimizin yerine getirilmesini isteyeceğiz. Dere yataklarına, tarım arazilerine bina yapılmasına karşı çıkacağız. Yapılan binaların bilim ve fen kurallarına uygun yapılıp yapılmadığının merkezi ve yerel yönetimlerce denetlenmesini isteyeceğiz. Kaçak yapılaşmaya göz yumulmasına izin vermeyeceğiz. Bakın o zaman canlarımız kaybolmayacak, her şey daha güzel olacak!
Saygılarımla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tamer Solakoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük'te en başarılı ilçe Başkanı kim?