DİYANET, CEMAAT VE TARİKATLAR…

Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasında Cemaatlerin, Tarikatların, Tekke ve Zaviyelerin rolünün ne olduğunu tarihçilere bırakarak; çöküş dönemine şahitlik eden Cumhuriyetin Kurucu kadrolarının tespit ve uygulamalarına kulak kabartmanın önemli olduğuna dikkat çekmek istiyorum.

Cumhuriyetin Kuruluşundan (29 Ekim 1923) kısa bir süre sonra; din işlerini düzenleyecek bir kurum olarak Diyanet kuruldu (03 Mart 1924) ve bundan da kısa bir süre sonra Tekke ve Zaviyeler kapatıldı. (30 Kasım 1925)

Ülkeyi yeni baştan inşa işine giren kurucu kadroların bu hamlelerinden yola çıkarak; art arda yapılan yenilenme ve değişim hareketlerin bir sonucu olarak; su istimale açık dini anlayışların ortaya ve denetimsiz bırakılamayacağından, devlet yapılanması içine alınarak; Diyanetin kurulmasına karar verilmiştir. Daha sonrada bu alanda faaliyet gösteren dini unsurlar kapatılmıştır.

Geldiğimiz nokta o kadar karmaşık ki;

Devlete kafa tutanlarımı ararsın,

Devlete bakan ve bakmayan olarak sokulanlarımı ararsın,

Holdingleşenlerimi ararsın,

Silahlanıp bir köşede bekleyeni mi ararsın,

Çocuk tacizcilerini mi ararsın,

Bütün bunlar din kisvesi altında yapılmaya devam edilmektedir.

Madem, din işlerini düzenlemek ve yürütmek için Diyanet kurulmuş; neden Şıhten, Şeyhten geçilmeyen bir ülke olduk.

Geçmişten günümüze dini bütün ve peygamberimizin yolunda maneviyatı yaşayan ve yaşatmak isteyen; Hacı Bektaş’ı Veliler, Yunus Emreler, Mevlanalar vs. nice topluma doğru yolu tarifleyen insanlar gelip geçti. Hepsini rahmet ve saygı ile yad ediyoruz. Hiç biri devleti ele geçirmek için bir uğraş içinde olmadı.

Günümüzde bu faaliyet alanı masumiyetini kaybetmiş ve kamuoyunda sorgulanır bir hal almıştır. Dini bütün ahlaklı insan yetiştirmek amacından sapılmış; devletin Silahlı Kuvvetlerine, Yargısına, Polis Teşkilatına, Milli eğitime, Diyanete sızmak, soruları çalmak, dini ticaret aracı yapmak, fırsatını bulunca da devleti ele geçirmek!

Bu unsurların ülkeye yaşattığı kötü tecrübeler bagajımızda dururken, hala devletin bu hususu ciddiye almadığı kamuoyunun gözünden kaçmamaktadır. Yapılan anketlerde halkın ezici bir çoğunluğu bu unsurların denetim ve disiplin altına alınmasından yanadır.

Diyanet varken bu unsurlara neden gerek duyulur? Sorusuna yanıt ararsak;

Ya Diyanet liyakatli ve ehil insanlar tarafından yönetilmiyor.

Ya da Diyanet, Cemaat ve Tarikatlara teslim olmuştur.

Sonuç olarak: Mukaddes İslam dini bu ehliyetsiz ve çıkarcı ellerde, değer kaybetmeye devam etmektedir.

Günün sözü: “Aklın kutsallığı kişiye özgü olup; Şeyhlere ve Şıhlara devredilerek itibarsızlaştırılamaz!”

Sevgi ile kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Bıçakcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Muharrem İncenin partisine oy verir misiniz?