DEVLET ÇIKARI!..

Gerçekten anlamakta zorluk çektiğim bir konudur bu. Benim bildiğim, ne hal ve şartta olursa olsun devlet vatandaşına doğruları söylemek zorundadır. Çünkü Devlet, kurumları ile halkını temsil eden bir yapıdır. Yani halkının üzerinde bir şemsiyedir. Hükümetlerde ise o şemsiye tutandır.

TÜİK, Devlet çıkarı var diye veri sepetini, aldığı maaş ve ücretle geçimini idame ettiren kesimin aleyhine değiştirirse; Bu enflasyonist fiyat artışları üzerinden uygulanacak maaş zam oranları; dar gelirlinin, çalışanın ve emeklinin cebine dokunacak, aynı zamanda gerçek fiyat artışını sahada, çarşı pazarda yaşayan halk, cebinin ve mutfağının yandığını görecektir. Yine TÜİK, Devlet yararı var diye, işsizlik rakamlarını düşük gösterme adına sistem değişikliğine giderse; işsizi olan evin mutsuzluğuna çare olmayacaktır. Ekonomi ve Hazine Bakanı zamanın birinde: “Cumhurbaşkanımızla güçlü masaya vurduk ve $’ı 5.tl.ye indirdik” derken çok gururluydu. $, 7.70’lere vardığında “ben kurlara bakmıyorum” demesini çok manidar buluyorum. Masaya vurmakla kurlar düşecekse; devlet çıkarını da düşünerek; tüm toplum olarak masaya vuralım ki $ 1 veya 2’li sayılara düşsün!

Pandemi sürecinde her akşam kamuoyuna açıklanan Turkuaz tablolar, illerden gelen rakamlarla karşılaştırıldığında hatalı olduğu bir kısım konunun uzmanı Prof.Dr.’lar tarafından defalarca dile getirilmesine rağmen; Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanı tarafından net ve sağlıklı açıklama gelmiyordu. Ta ki, Sağlık Bakanlığının 10 Eylül 2020 tarihli veri tablosunun sızdırılmasına kadar. O tablo Pandeminin gerçek yüzünü ortaya koyuyordu. Vaka sayısının 29.377 olduğu gün Turkuaz tabloda hasta sayısı 1512 yazıyordu. Arada 20 kata yakın fark vardı. Daha sonra Sağlık Bakanının bu konu ile ilgili açıklaması kamuoyunda ayrı bir tartışma yarattı.

29 Temmuz 2020 tarihinden itibaren Turkuaz tabloda vaka sayısı, hasta sayısı olarak yatay bir geçişle değiştirilmişti. Açıkçası vakalar toplumdan ve Dünya Sağlık örgütünden kaçırılıyordu. Neymiş efendim, pozitif olup; semptom (belirti) göstermeyen, Hastalık belirtileri olup; negatif çıkanlar, Test cihazlarının %20 hata payları, hasta kabul edilmeyip tabloya dahil edilmiyor, sadece hasta haneye yatırılan pozitif vakalar Turkuaz tabloda hasta olarak yer alıyordu. Tablo böyle olunca halkımız gevşedikçe gevşiyor; normal yaşantısına geri dönüyordu. Ölüm ve vaka sayıları gittikçe artıyordu.

Bilim Kurulu ile beraber Pandemi sürecini iyi yönettiği için başlarda alkış alan Sağlık Bakanı, Devlet çıkarını korumaya kalkarken; ülkenin dış itibarını zedeliyor, kendi kredisini de tüketiyordu. Bu süreçte ölenlerin aileleri çıkıp; “devletimiz doğru verileri paylaşmadığı için bizi yanılttı ve normal yaşantımıza geri dönmemize neden oldu. Bunun sonucu; eşimi, babamı, annemi, kardeşimi kaybettim” derse; Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulunun cevabı ne olacak?.. Merak ettim. Bilimsel gerçeklikten kopup; halkına ve dünyaya karşı şeffaf olamayan devletler, ciddi ve sözü dinlenir olmaktan çıkarlar.

Sonuç olarak: Açık ve şeffaf olamayan yöneticilerin; kendi yanlış ve hatalarını kamuoyundan
gizlemek için giriştikleri çabalar, beyhudedir.

Günün sözü: “Bilim insanı olan bir Sağlık Bakanının, sağlıksız ve yanıltıcı verileri halkına layık
görüyorsa; bilimin düzeneği bozulmuştur” Sevgi ile kalın

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Bıçakcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük'te en başarılı ilçe Başkanı kim?