“CUMHURİYET HAKKI”

Ayasofya ülkenin gündemine öyle bir düşürüldü ki, ne Pandemiyi konuşur olduk nede ekonomiyi.. Ayasofya bilindiği üzere; 537-1453 yılları arasında kili...

Ayasofya ülkenin gündemine öyle bir düşürüldü ki, ne Pandemiyi konuşur olduk nede ekonomiyi..

Ayasofya bilindiği üzere; 537-1453 yılları arasında kilise, 1453-1934 arası cami, 1934’ten beri ise müze olarak; yaklaşık 1000 yıla yakını kilise, 500 yıla yakını ise cami olarak hizmet görmüş ve “uzak tarihe şahitlik eden dünya mirası şaheser bir yapıt.”

1453’te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden sonra “kılıç hakkı” mantığı ile kiliseyi camiye çevirmişti. Fatih Sultan Mehmet’te tıpkı Atatürk gibi vizyon sahibi bir liderdi. İstanbul’u fethettiğinde Müslümanların namaz kılmaya dair camileri yoktu. İhtiyaca binaen verilen karar, döneminde saygı ile karşılanmıştır. Fatih Sultan Mehmet şayet günümüzde yaşamış olsaydı, Atatürk’ün müze kararını saygı ile karşılardı, diye düşünüyorum.

Ayrıca; Ayasofya, Cumhuriyetin kuruluşu 1923’ten 1934 arası cami olarak kullanılmasına devam edilmiştir.

Atatürk bu kararı; birilerinin baskısı veya birilerini memnun etmek için değil, dünya barışına katkısı ve tarihin derinliği adına almıştır.

Bugün Müslümanların ibadetlerini rahatça yapacakları binlerce cami mevcuttur. Ayasofya’nın yanı başında tarihi muhteşem Sultan Ahmet camisini henüz dolduramazken; böyle bir talebi gündeme oturtmayı siyasi bir mühendislik olarak görüyorum.

Yakın bir tarihte gençlerle yapılan sohbette Ayasofya’nın ibadete açılmasının getirisi, götürüsünden bahsederken; “bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim” diyen Cumhurbaşkanımızın sözleri ortada dururken; bir anda bu fikirden geri dönüşü nasıl okumalıyız.

Ayasofya dinsel fanatizme kurban edilmeyecek kadar, insanlık adına önemli “ortak kültür mirası bir yapıttır.”

Tabii ki Fatih Sultan Mehmet’in fetih hakkı vardır ve bu hak 500 seneye yakın cami olarak kullanıldı.

Cumhuriyetin Kurucu gücü: ”Savunma hattı yoktur, savunma sathı vardır. O satıh ise bütün vatandır” kararlılığı neticesinde; İngiliz devleti ile hareket eden Osmanlının son padişahı Vahdettin’in, onlarla birlikte İstanbul’u terk etmek zorunda kalmasının ardından; bu mukaddes hak, Cumhuriyetin kurucu kadrolarına geçmiştir.

Kurucu irade almış olduğu bu hakkı, önce cami olarak devam ettirmiştir. Cumhuriyetin 11.nci yılında, 24 Kasım 1934’te ise “Cumhuriyet hakkını” kullanarak, müzeye dönüştürmüş;

Barış adına,

Sanat adına,

İnsanlığın ortak değerleri adına,

Ortak kültür mirası adına,

Tarihin derinliğine saygı adına, önemli bir “evrensel vizyon” ortaya koymuşlardır.

Sonuç olarak: Birkaç oy uğruna buradan bir ihanet algısı yaratma gayreti; bu ülkeyi canları ve başları ile savunun Cumhuriyetin kurucu hamilerine çok büyük haksızlık olur.

Bugün dahi, ihtiyaç duyulduğunda; Ayasofya’nın cami olarak kullanılmasında bir sakınca yoktur. Ama Ayasofya yakınında camilerimiz dolmazken; böyle bir kararın, ulusal cazibesinin olamayacağı gibi, uluslararasında da İslam’a karşı düşmanlıkların körükleneceğinin altını çizmek isterim.

Günün sözü: “Faşizmin dünyayı kavurduğu 1930’larda; kültür, sanat ve dünya barışına katkı adına;

Bir, Atatürk’ün ortaya koyduğu vizyona bakıyorum,

Birde, oy uğruna çağın gerisine düşen siyasete..”

15 Temmuz kalkışmasında siyaseti sokaktan toplayan cesur yürek halkımıza selam olsun. Şehitlerimize rahmet, gazilerimize ise şifalar dilerim.

Sevgi ile kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Bıçakcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Muharrem İncenin partisine oy verir misiniz?