Sınav Kaygısı

Atatürk'ün biz gençlere emanet ettiği ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkaracağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Bu bağlamda  bağımsızlığımızın sembolü 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını kutlarım. 

Sevgili Okurlarım, bu hafta sizlere sınav kaygısından bahsetmek istiyorum. Daha önceki makalelerimde farklı durumlarda yaşadığımız kaygılardan bahsetmiştik. Bugün ise sınav kaygısını konuşacağız.

Kaygı nedir, hangi durumlarda kaygı yaşarız?

Sağlıklı yaşanan kaygı insanda var olması gereken bir duygudur. Bizler kaygının varlığı sayesinde herhangi bir tehlike karşısında gerekli tedbirleri almaktayız. Bu sebeple “Kaygının tamamen ortadan kalkması yaşamla bağdaşmaz.” Kaygıyı üç farklı durumda inceleyebiliriz. Bunlar; hiç yaşanmayan kaygı, optimum düzeyde yaşanan kaygı ve yoğun bir şekilde yaşanan kaygı. Bu üç durumu yaşayan birçok insan vardır. Kaygının yoğun yaşanması durumunda yaşam kaliteniz bozulmakla birlikte günlük hayatınızdaki işlevselliğiniz de bundan etkilenmektedir. Kaygının yoğun bir şekilde yaşanması bize zarar verdiği gibi kaygının hiç yaşanmaması durumu da aynı şekilde olumsuz sonuçlar doğurabilir. Sağlıklı olan kaygı ise herhangi bir performans karşında bizi harekete geçirmeyi sağlar. Bunu sınav kaygısında incelemek gerekirse, hiç sınav kaygısı yaşamayan bir öğrenci sınavına sizce çalışacak mıdır? Hayır, çünkü onu herhangi bir performans karşısında harekete geçirecek olan kaygıyı yaşamamaktadır.

Çok yoğun kaygı yaşayan öğrenci ise yine süreci sağlıklı bir şekilde yönetemeyecektir. Çünkü yaşamış olduğu yoğun kaygı, zihninde uçuşan olumsuz düşüncelerle anda kalmasını engellemektedir. Sınavın senin için neyi ifade ettiğine bakmalısın. Sınav herkes için aynı olmasına rağmen birçok öğrenci bu süreci farklı şekilde yaşamaktadır. Bu da sizin sınava ne anlam yüklediğinizle ilgilidir. “Kaygının sana ne söylediğine kulak vermelisin.”

İnsanoğlu kontrol edemediği durumlarda kaygı yaşamaya başlamaktadır. Ve bizler geçmiş ve geleceği de kontrol etmeye çalışmaktayız. Fakat geçmişi değiştiremeyiz ve geleceği de belirleyemeyiz.Bizim elimizde olmayan bu iki zaman kavramı da bizi kaygılandırır.

Çok yoğun sınav kaygısı yaşayan bir öğrencinin düşünceleri gelecek odaklıdır. “ Ya sınavda soruları yetiştiremezsem, önüme ayağını sürekli sallayan biri oturursa, ya bu sene de yerleşemezsem....” gibi elinde olmayan durumlarla zihninini gelecekle yorarak sonuca odaklanmaktadır. Öğrencilerin yapması gerek sonuç odaklı değil süreç odaklı olmalarıdır. Sonucu kontrol edemeyiz fakat süreci kontrol etmek bizim elimizdedir. Gününüzü planlayarak sürecinizi yönetmek sizin kaygınızı dindirecektir çünkü ortada kontrolünüzde olan bir durum var. Kontrolü sağladıktan sonra kaygınızın azalmasının yanında aynı zamanda motivasyonunuz da artacaktır.

Bu süreçte motivasyonunuzu diri tutmak ve arttırmak sizlerin elinde, amacınıza giden yolda hedeflediğiniz davranışları gerçekleştirmek sizi iyi hissettirecektir. Amacınızın ne boyutta olduğu önemli, omuzlarınıza uzun vadede elde edeceğiniz amaçları yüklemek yerine kısa vadede gerçekleştirebileceğiniz amaçlarla ilerlemek, kısa sürede tükenmiş hissetmenizi engelleyecektir. Dolayısıyla plan yapmak kaygınızı azaltacaktır. Hedeflediğiniz planları gerçekleştirmek de motivasyonunuzu diri tutucaktır.

Her şey gönlünüzce olsun, başarılar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuğçe Uzuner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Gölcüksporlu İsmail Yüksek'in bonservisi ne kadar olmalı?