KAZIN AYAĞI..!

Dünyada, içerde ve dışarda bunca sorunla yaşamaya muktedir başka bir ülke olduğunu sanmıyorum. İçerde kutuplaştırılan toplumsal yapı. Dışarıda Irak, Suriye, Pkk sorunu yetmezmiş gibi; nur topu gibi iki komşuya daha sahip olduk. ABD ve Rusya.. Öyle bir hariciyemiz var ki; küs olduğumuz Suriye ile teması Rusya aracılığı ile yapmaktayız. Bu nasıl bir komşuluk ilişkisi.. Oysa Rusya, bu coğrafyayı kırmadan dökmeden öyle bir idare ediyor ki; takdir yanında, kurduğu ikili ilişkileri ile de ekonomisini güçlendiriyor. Biz ise komşularımızı, dini ve mezhebi anlayışlarının bize yakınlık ve uzaklığı ile değerlendiriyoruz. Aslında dünyada devletlerarasında ki ilişki, menfaat ve çıkar üzerine kurulmaktadır. Büyük pastadan daha çok dilimi nasıl koparırım hesabı yapılırken; kimsenin dinine, mezhebine, kültürüne bakılmaz! Dindar ve kindar bir nesil yaratma uğruna verilen mücadelenin geleceği yoktur.

Yol bellidir.

Özgür ve bilimsel aklın ışığından uzaklaşan toplumların sonu hep hüsran olmuştur. Atatürk’ün açtığı uygarlık yolunu benimseyen bu toplum; bu coğrafyanın karanlığından uzaklaşmıştır. Şayet bu yolu tercih etmeseydik; Irak, Suriye, Libya benzeri ülkelerin konumuna pek de uzak olmayacaktık.

Bütün bu sorunların yanında, yer altı kaynakları bakımından zengin bir ülke olmadığımızdan; vergi gelirleri yanın da iç ve dış borçlanmalarla ayakta duran bir devlet yapısına sahibiz. “Borç yiğidin kamçısını” bir hayli aşmış durumdayız. Aşırı borçlanarak, yaratılması beklenen katma değerin düşüklüğü; geri ödemelerde ekonomiyi zora sokmuştur. Bir avuç insanı zenginleştirmesi yanında halkın ekmeğini küçültmüştür.

Kefen parası olan “ihtiyat akçenin” dahi kullanıma açılması, ekonomiye bir anlık can suyu olmuştur. Ama sonrası için pek umut ışığı görülememektedir. Bundan dolayıdır ki, ekonomiye kaynak için doğa katlediliyor. Allah, evrende her şeyi yerli yerine koymuştur ki; canlılar nasiplensin. Ormanlar insana hitap ettiği gibi diğer canlılara da ev sahipliği yapmaktadır. Altın, gümüş için ormanlara kıyar ve toprağına zehir saçarsanız; yarın doğa sizden ve çocuklarınızdan intikamını kat be kat alır. Bu sorunlu anlayışlardan bir an önce, özümüze yani üretime dönerek kurtulmalıyız. Önemli olan, doğanın ekosistemini yok etmek değil, toprağa bağlı var olan üretim sistemlerini daha da geliştirerek; bu coğrafyayı besler hale getirmektir.

Geçen hafta Karadeniz’e gittim. Yol kenarlarından geçerken arazileri üzüntü ile izledim. Sadece birkaç yerde 15-20’li gruplar halinde otlayan büyük baş hayvan görebildim. İşte, Türkiye’nin özeti!..

Her şey güllük gülistanlık gösterilmeye çalışılsa da; “kazın ayağı, hiçte öyle gözükmüyor.”

Günün sözü: “Evren; Sadece insanın doyumsuzluğunu gidermek için değil, ihtiyaç sahibi canlıların yaşamlarını sürdürmeleri için tasarımlanmıştır.”

Tüm İslam Âleminin Kurban Bayramını tebrik ederim. Sevgi ile kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Bıçakcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Eriklitepe Tabiat Parkına gittiniz mi? Eriklitepe nerede?