USULCA YARIŞTILAR!..

Türkiye, 23 Haziranda yenilenecek İstanbul Büyükşehir seçimleri öncesi, İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğünde 16 Haziran’da yapılan tartışma programına kilitlendi. 31 Mart seçiminden sonraki süreçte; YSK’nın çifte standart kararları nedeniyle, Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının, kamuoyunu tatmin etmeyen gerekçelerle elinden alınması; bu seçimi İstanbul’dan alarak ilin dışına taşırmıştır. O saatlerde şehirlerde trafik azalmış; insanlar, sanki yeni bir yıla hazırlık yaparcasına, tartışmayı izlemek üzere; TV’lere kilitlenmişti.

Ne şiş yandı ne kebap!

Hazırlanan sorulara, 3’er dakika cevap hakkı tanınması ve yarışmacıların konuşmaları esnasında “birbirine müdahale etmeme” formatı nedeniyle; “ne şiş yandı nede kebap!” Usulca sorulan sorulara “usulca” cevaplar verildi. Program sonunda sosyal medya yansımalarına bakıldığında, toplumsal kutuplaşmanın devamı niteliğinde değerlendirmelerin yapıldığı görülmüştür. Kim galip geldi sorusuna net bir cevap vermemekle beraber; Ekrem İmamoğlu, sorulara karşı hazır cevapları, rakibin ataklarını karşılayıp; karşı atağa geçme becerisini başarılı bir şekilde yerine getirmiş; gençliğinin verdiği enerji ile İstanbul için çok çalışabilecek algısı üzerine oynamıştı. Binali Yıldırım’ın ise atak yapması bekleniyordu. Çünkü kamuoyu yoklamaları aleyhindeydi. Yıldırım,” oyların çalındığı” iddiasıyla atağa geçip; seçimin yenilenmesinin haklılığını ortaya koymaya çalışsa da, altını dolduracak kanıtı yoktu. Çünkü YSK dahi gerekçelerinde böyle bir kozu kendilerine verememişti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim iptalinin temel sebebinin; sandık başkanlarının kamu görevlisi olmamasından kaynaklı olduğu, YSK gerekçeli kararlarında görülmüştü. Yani, Ak Parti yetkilisinin söylediği gibi: “Bir şeyler oldu ama ne olduğunu bizde anlayamadık” söyleminin ötesine geçecek ve kamuoyunu tatmin edecek bir gerekçe ortaya konamadı. Bu nedenle Ekrem İmamoğlu göğsünü gere gere 31 Mart seçim sonuçlarını yorumlarken “Annemin ak sütü kadar helaldir” deme haklılığını ortaya koymuştur.

Moderasyonun etkileri..

İsmail Küçükkaya, ülkenin 17 yıldır siyasi tartışılmazlık algısını yıkan aktör olarak; önemli bir demokrasi yükünü sırtına almıştır. Bugün hakkında yürütülmek istenen karalama kampanyası; sadece algılar üzerinden seçmeni etkilemek üzerinedir. Bu tür mağduriyet yaratacak algı narkozları oka dar çok verildi ki; artık, toplum uyumak istemiyor.

Kamuoyu yoklamalarında önde gözükmesi ve haksızlığa uğradığına inanmasına rağmen, Ekrem İmamoğlu’nun büyük riskleri göze alarak; güçlü rakibine karşı tartışma isteği, bir özgüven patlamasıdır.

17 yıldır muhalefetin tartışma isteklerini ret eden bir siyasi parti geleneğini yıkarak; demokrasi olgunluğu gösteren Binali Yıldırım’ı da ayrıca kutlamak isterim.

Benim tartışma formatı ile ilgili düşüncem: Şayet, adayların birbirlerine bir soru değil de, en az 5 soru yöneltip; 5’er dakika cevaplama süresi tanınmış olsaydı” inanıyorum ki; moderasyon, maçın ilk yarısında kupayı hak edeni ortaya çıkaracak; çok daha renkli bir vaziyet alırdı.

Kalem ve tesbih!

Programın başında; rakiplerin, babalar gününe özel birbirlerine ve moderatöre jestleri önemliydi. Ekrem İmamoğlu’nun kalem jestine karşı, Binali Yıldırımın tesbih ile karşılık vermesi; aslında, iki adayın dünya görüşlerini de yansıtır gibiydi.

Günün sözü: “Ülkenin ve demokrasinin gelişmesi için tartışmaya uzak durmayalım”

Sevgi ile kalın…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Bıçakcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Başkan Ali Yıldırım Sezer'i başarılı buluyormusunuz?