MAZBATA!..

“Ülkemiz nefes aldı, seçim bitti geçim başladı” derken ve en yakın seçime 4,5 yıl varken, 10 gün geçmesine rağmen;

Sandıktan çıkan oy çuvallarını, üstten saydık, olmadı.

Yandan saydık, yine olmadı.

Bir ke de alttan sayalım, belki olur dendi, yine olmadı.

Seçim yapmayı beceremediler” konumuna düşülmemelidir.

Ülkeyi seçime götüren iktidar bu seçmen ve sistemle yıllarca seçim kazandı. “Sandıkların, tüm siyasi parti temsilcileri ve devlet görevlilerinin gözetiminde açılıp; görevli sandık kurulunun ıslak imzaları ile itirazsız tutanak altına alınması nedeni ile tekrar sayılamayacağı” yakın seçim tarihimizde YSK tarafından karar altına alınmışken; zaten doğrusu da budur. Konu İstanbul’u kaybetme olunca; tıpkı mühürsüz oyların kabulünde olduğu gibi, sandık sayımı esnasında her hangi bir itiraz kaydının olmamasına rağmen; sonradan yapılan itirazlar dikkate alınmış ve YSK, geçersiz oyların tekrar sayımına hükmetmiştir. Sayılan geçersiz oyların sonucu değiştirmeye yetmeyeceği apaçıktı. Bu yol tutmadı.

Ülkenin ‘seçim bekası’ önemlidir.

Peki, ne yapılmalı.. İstanbul, iktidarın bekası için çok önemlidir. Seçimin iptali için deliller bulunmalı ve çareler üretilmelidir. 21 yy Türkiye’sinde, İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde “büyük göç hareketleri olmuş, burada seçimin kaderini değiştirecek suiistimaller yapılmış” gibi altı doldurulamayan, aynı zamanda çürütülen iddialar için polisin bu ilçeye seçmen kayıtlarını yeniden sorgulamaya gönderilmesi, ülkemize yakışmamıştır. Seçmen listeleri usule ve yasaya uygun askıya asıldıktan sonra yapılan şikâyetler dikkate alınmış ve YSK tarafından değerlendirilip karara bağlanmışken ve aynı YSK’nın “seçim ve seçmenle ilgili bir sıkıntının olmadığına” dair açıklamaları ortada dururken; bu tarihten sonra seçim sonucuna göre yapılacak itirazlar, kamuoyu vicdanında oyunbozanlıktan ileri gitmez.

Aslında demokrasilerde seçimin kaybedeni olmaz! Kim hazır ise, kim formda ise oyuna girer. Başarısız ve form düşüklüğü olanlar; halk tarafından yedeğe çekilir. Demokrasi, aynı zamanda tatlı bir rekabeti ortaya koyması ve yeni oyun kuruculara şans tanıması açısından önemli ve vazgeçilmezdir.

Demokrasinin kaybedeni yoktur.

İstanbul’un seçim sonucu nettir ve mazbata sahibine verilmelidir. Aksi durumda YSK, tüm geçmiş kararları ile çelişir ve o seçimleri de şaibe altına sokar. Devletin bağımsız kurumları, yasalara uygun sağlıklı kararlar verebilme cesaret ve erdemine sahip olmalıdır. Gücün etrafında bükülenler, bu ülkeye yarar getiremezler! Demokrasi; hepimize lazım olan; yediğimiz ekmeğimiz, içtiğimiz berrak suyumuz, soluduğumuz temiz havamızdır. Bunu kirletmeye kimsenin hakkı yoktur! Artık, bir an önce geçim derdine dönmeliyiz. Dövizin, altının, akaryakıtın yükselişi, çarşı pazarda fiyat artışları bu belirsizliklerin neticesidir.

Rahmetli Demirel “yollar yürümekle aşınmaz” derdi. Bende: “sayılmış oylar, tekrar saymakla çoğalmaz!” Diyorum.

Sevgi ile kalın… Bolca kitap okuyalım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Bıçakcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (533) 945 43 00
Reklam bilgi

Anket Gazi Ortaokulu alanına ne yapılmalı?