BELEDİYE BAŞKANIN NASIL OLSUN ?

Şu özeliklere sahip olsun istermisin.

“Hak”da  ve “Halk”da belirgin doğrular.

-Liderlik vasıfları olan, topluma örnek olacak bir kişiliğe sahip, karar alma sürecinde etkili, vizyon sahibi, azimli, başarılı ve bilgili çalışkan ve cesur olmalıdır.

-Samimi ve içten, halkı seven ve şefkatle yaklaşan, gönül insanı, özüne ve sözüne sadık olan, çalışanlarını dinleyen, ulaşılabilir,  görüşlere önem veren, sorunları çözen olmalıdır.

-Yeterli ve dürüst, geri bildiren motive eden, tutarlı ve örnek davranışlar sergileyen, herkesten daha fazla çalışan, adil olan ve takdir eden, empati yapan,

eleştiriye açık, karar vermeden önce bilgiyi tartan analiz eden ve buna göre karar alıp hareket eden olmalıdır.

-Ekip ruhuna önem veren."Ben" değil, "biz" diye hareket eden.

Sürekli anelizini yapan, belediyenin menfaatleri doğrultusunda diğer kurumlarla ilişkileri en yüksek konuma taşıyan, belediyenin hak ve menfaatlerini korumada azami özeni göstermelidir.

-Sadece kendini seçenleri değil bütün toplumu temsil ettiğinin bilincinde olan ve buna göre de hizmetleri yürütmelidir.

-Olayların üstüne cesaretle gitmeli, halkın kaynaşan kapısını halka açık tutan ve halkla randevusuz görüşen olmalı.

-Bu gün kapıya kimler geldi diye sormalı.

-Makam odası şehrin her yerinde olan, makam diye tabir edilen odada gün içerisin çok az oturan, makamını hizmetçi değil, makama hizmet eden, şöföre kapısını açtırmayan olmalı.

-Halkın içinde kalmaya öncelik veren, söz ve davranışları ile bunu kuvvetlendirmeli.

-Aday olduğu ve görev süresi dolduğu gün noter onaylı servetini gazetede yayınlayan olmalı.

-Üretici bir zekaya sahip olmalı.

 -Mevcudu korumak yerine daha ileriye taşımayı amaç edinen, hayalleri olan, şehri için uykuları kaçan, her sabah namaz vaktinde bir mahallede güne başlayan olmalı.

-Halkın acılı ve tatlı günlerinde mümkün mertebe yanlarında olan, garip gurebayı dinleyen sorunlarına çare ve çözümler bulan, sofralarında olan, zengine kendi cebinden, fakire belediye çadırında iftar veren olmalı,

-Çıkar odaklarından uzak kalan Bunlarla ilişkiye girmeyen olmalı.

-Belediye ihtiyaçlarını yerel esnafdan karşılayan, Birilerinin istismarına açık olacak davranışlar göstermekten kaçınan olmalı.

-Toplumu ilgilendiren bütün faaliyetlerin içinde bir lider olarak bulunan,toplumla ilişkilerine özen göstermeli ve bunu topluma hissettiren olmalı.

-İşinin önemini iyi anlamalıdır. Ömer adaletini anlatan yada dinleyen değil uygulayan olmalı.

-Artık Siyasete değil çalışana fırsat vermeli

-Kadrosunda egoları ile hareket eden yönetici bulundurmayan, bütçeyi kullanırken gerçekten yönettiği yerin asli ihtiyaçlarına harcayan, beytul maldan zengin cenazeleri kaldırmayan, yemek sunmayan olmalı.

-İhtiyaç sahibi kişilere yapılan yardımları gizlilik içinde ve hak edene yapan yönettiği yerdeki STK, Muhtar ve düşünürlerin fikirlerine önem veren, ben yaptım oldu değil de ortak akla önem vermeli.

-Danışman adı altında başka yerlerde çalışanlara maaş vermeyen, halkın ortak ihtiyaçlarına harcama yapan kaynakları iyi kullanan olmalı.

-Kentin namusu olan  anahtarını “şehri emin” olarak emanet bilinçiyle halel getirmeyen, “kültür mirası”mıza sahip çıkan ve halkı eğitici “Genel Kültür Akademisi” ne ağırlık veren olmalı.

-Toplumun ortak ihtiyacını hizmette öne alan, kendi varlığını değil, halkı tercih etmeli.

-Çağdaş toplumların en önemli nitelikleri kentleşmeyi iyi yönetmeli.

-Ekibini  liyakat işin ehli kişilerle doldurmalı.

 -Ortak akılla plan, proje, iş üretmeli, Şehrin imarından önce vatandaşın gönüllerinin imarı yapılmalı.

-Hizmet ettiği kentin ve yaşayan halkın geleceğini  vizyon belirlemeli

-Hizmetine talip olduğu kentin,  sosyal ve kültürel özelliklerini çok iyi bilmeli, takip edilen amaçlar hiçbir zaman kişisel olmamalı.

-Belediye başkanı seçilmek için vaat ettiği tüm talepleri, seçildikten sonra, koltuğa oturduğunda da unutmamalı, yerine getirmeli.

-Şehir emanet edilen kişi, şehri çok iyi tanıdığı gibi, diğer şehirlerdeki gelişmeleri de takip etmeli, her zaman yeniliklere açık olmalı.

 

Şu özeliklere sahip olsun istemezsin.

“Hak”da “Halk”da belirli yanlışlar.

-Halkı ile kucaklaşmayan, Halkını kabul etmeyen, Halkının telefonlarına cevap vermeyen, mahalle muhtarlarıyla kavgalı olan, biz değil sadece ve sadece ben bilirim diyen, gurur ve kibirinden yanına yaklaşılmayan,

-Ses geçirmeyen kapı ve duvarlar içinde hapis olan

-Fil dişi kulalerden halkına tepeden bakan, çıkar ve menfaatleri için çalışan, belediyeyi adeta babalarının ve akrabalarının çiftliği gibi gören

medyaya “yaranmak”için şarkıcıya, türkücüye, mankene çuvalla para döken.

-Kayırmacı, ayrımcı, sorumluluk vermeyen, çalışanına hakaret eden, aşırı otoriter davranan, kapalı kapılar ardında başka ve meydanda başka olmamalı.

-Adalet duygusundan yoksun olan, yalakaları’ terfi ettiren, yasal haklara karşı duyarsız, Kişilik haklarına saldıran olmamalı.

-Bütün başarıları kendine mal eden, tüm başarısızlıkları ise çalışanlarına, bir şeyler yanlış gittiğinde anında topu çalışana atan ve kendisi o olaydan uzak tutan, yüksek sesle bağırarak konuşan, etrafına hakaretler yağdıran olmamalı.

Çalışanı ödüllendirmeyen, takdir etmeyen, eleştiriye asla tahammülü olmayan, en ufak bir eleştiride kendini kaybeden, başkalarının karşı fikirlerine tahammül etmeyen olmamalı.

Bu yapıda olanlar:

-Çalışanını suçlar, cevap verecek zaman tanımaz,  gözdağı verir, tehdit eder.

-Mobbing uygular.

-Kendisine bir türlü ulaşılamaz.

-Sorun çıktığında ortadan kaybolur, çalışana sahip çıkmaz. Yeri geldiğinde çalışanı bir piyon gibi kullanır.

 -Organize olamaz.

 -Sorumluluk kabul etmez, hesap vermeye yanaşmaz ve kendi hatalarını yükleyecek günah keçileri bulurlar.

-Kişileri nadiren geliştirirler, çoğunlukla geliştirmek yerine kullanırlar ve yaratıcılıklarını teşvik etmek yerine sonuçları kontrol etmeyi yeğlerler.

-Rekabetten korktukları için kendilerine meydan okuyabilecek yetenekli, birikimli ve deneyimli kişileri çok nadiren işe alırlar.

-İş ekibini giderek dilsiz-sessiz bir hale getirme eğilimindedirler.

-Haklı çıkmayı ve otoritelerine itaat edilmesini severler.

-Her şeyi bildiklerini düşünürler.

-Makam ve terfi beklentileri yüksektir, yukarıya eğilir aşağıya diklenirler.

Sanırlar: Onlar vazgeçilmezler.

Gerçek: Mezarlıklar, yerlerinin doldurulamayacağına inanan insanlarla doludur.

Dileyim: bu beklenti toplumda ekilir. Seçilenlerde onu yeşertirler.

Yavhu !  gece geç saatler olsa gerek, o kadar şey dizdimki ne benim telim bunları taşır, nede toplumun çuvalı..

 Madem beklemtim yok ne aday olurum nede oy veririm diyenler olur mu?.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gençağa Eren - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (533) 945 43 00
Reklam bilgi

Anket Gazi Ortaokulu alanına ne yapılmalı?