"Aşılama oranının artması lazım"

Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Çolular, tam kapanma uygulamasının tamamlanmasının ardından genel bir değerlendirmede bulundu.

Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Çolular, tam kapanma uygulamasının tamamlanmasının ardından genel bir değerlendirmede bulundu.

Düşüş trendi devam ediyor

Çolular, “Bildiğimiz üzere 17 Mayıs itibariyle tam kapanma döneminin sonuna geldik. Bu süreçte elbette salgınla mücadelede kazanımlar elde ettik. Çünkü Nisan ayında 3. dalga diyebileceğimiz bir dönem yaşadık. Salgınla yoğun mücadele kapsamında filyasyon ekipleri, hastanenin pandemi servisleri, yoğun bakımlar, 112 acil servisleri, hasta nakilleri gibi çok ciddi şekilde emek sarf ederek en azından sağlık hizmetleri sunumunda desteğimizi gösterdik. Ayı şekilde tabii ki diğer kurumlardan da bahsetmek gerekir. Kolluk kuvvetleri, vefa destek grupları, denetim ekipleri, hep birlikte salgınla mücadele konusunda önemli bir dönem atlattık. Bu dönemde tabii ki vaka sayılarındaki artış nedeniyle hastane servisleri yatışlar, yoğun bakım yatışlar ve kaybettiğimiz vakalar oldu. Dolayısıyla 17 günlük kapanma, en azından salgınla mücadele konusunda bizim için önemliydi. Bu konunun bize önemli katkıları oldu. Vaka sayılarında ciddi düşüşler gördük. En son Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın illere göre hazırlamış olduğu vaka sayıları tablosu vardı. Orada bizim vaka sayılarımızda çok ciddi artış vardı. Özellikle Marmara Bölgesi’nde bu artışı gözlemliyorduk. Biz de o illerden birisiydik. 17 günlük kapanma sonrasında, son 1 haftalık kesiti aldığımız zaman ilçemizdeki vaka sayısı, son 7 günde 100 binde 100’ün altına düştü. Turuncu kategoriye geldik. İlimizde yine birkaç ilçede turuncu kategoriye gelindi. Diğer ilçelerimizde de vaka sayısındaki düşüşü görüyoruz. Düşüş trendi devam ediyor. Vaka sayısında kazanımlar olduğu gibi tam kapanma döneminde tabii ki negatif etkiler var. Ekonomik etkiler, eğitimde yaşadığımız sıkıntılar gibi sosyokültürel ve psikolojik etkiler gibi etkiler de oldu. Tam kapanma döneminde salgınla mücadele konusunda elimiz kuvvetleniyor. Bunu sürekli tekrar edemeyiz. Hayatın gerçekleri var. Ekonomik gerçekler var. Esnafımızın durumu ortada. Her kapanma döneminde eğitim faaliyetlerine ara veriliyor. Çünkü görüyoruz ki eğitim yapılan sınıflarda da maalesef bulaş kaynağı oluyor.

Virüs sadece damlacık yoluyla bulaşmıyor

Çünkü bunun sürekli tekrar etmesi, vatandaşımızda olumsuz etki ediyor. Dolayısıyla bu tam kapanmanın tekrar yaşanmaması, buna ihtiyaç olmaması için bizim de belli başlı davranış değişikliklerini tamamıyla hayatımıza uygulamamız lazım. Çünkü biliyoruz ki tam kapanma dönemlerinden sonra artan bir sosyalleşme oluyor. Bu ister istemez yaşanıyor. Hepimiz uzun süre evde kaldıktan sonra, gidemediğimiz yerlere gidiyoruz. Ertelediğimiz aktiviteleri yapmak istiyoruz. Bu konularda ihtiyatlı davranmak lazım. Sosyalleşirken kurallara harfiyen riayet etmek gerekli. Kümeleşmemeye, kalabalık ortamlarda bulunmamaya dikkat etmeliyiz. Kapalı ortamda çok uzun süre kalmamalıyız. Önümüzdeki günlerde tatil sezonu başlıyor. Özellikle Gölcük ilçesinde Karadeniz kökenli vatandaşlarımız çok fazla olduğu için Karadeniz bölgesine seyahatler başlayacak. Bu konuda da vatandaşlarımızın dikkatli olması lazım. Bu virüs her yerde var. Başka bir yere gittiğimiz zaman, seyahat ederken, orada bulunurken aynı şekilde kurallara dikkat edelim. Kışın kapalı ortamlarda bulunmayın ve o ortamları havalandırın diyorduk. Yaz ayları gelmesiyle birlikte havalandırma artacak, dışarıda daha çok bulunacağız. Seyahat edeceğiz, daha çok dış ortamda bulunacağız. Bu virüsü daha çok elle temas ederek alma ihtimalimiz artacaktır. Dolayısıyla vatandaşlarımız el yıkama konusunda daha hassas davransınlar. Yabancı veya farklı bir yere gittiğimiz zaman ilk fırsatta elimizi su ve sabunla yıkayalım. Bu mümkün değilse dezenfektan ile elimizi temizleyelim. Virüs sadece damlacık yoluyla bulaşmıyor. Aynı zamanda ortamda saçılan bu virüslerin elle temas ile bulaşabiliyor. Biz eskiden baktığımız zaman kadın ve erkek nüfusta hastalık oranı yüzde 50 – 51 bandında gidiyordu. Yaş gruplarında ise 30 – 45 yaş arasında yoğunluk görüyorduk. Son zamandaki aktif vakalara baktığımız zaman kadın nüfus yüzde 57’lerde. Aynı zamanda pozitif olarak ayrışmış bir yaş grubu var, o da 40 - 44 yaş arası. Bu yaş grubundaki kadın bireylerde pozitif vakaların daha çok olduğunu görüyoruz. Zaten yapılan analizlerde Gölcük ilçesinde ev kadınlarında bulaş oranı en fazlaydı. Gölcük’teki vakaların yüzde 30’unun ev kadınlarında olduğu görülüyordu. Bu konuda da dikkat etmek lazım. Vaka oranı bizlere belli başlı şeyleri gösteriyor. Aile içi bulaşların yüksek olduğunu, aynı zamanda ev içerisinde oturmaların da olabildiğini göstermekte. Dolayısıyla bu hassasiyetimiz devam etsin. Ev içi bulaş, önemli bir kaynak. Buna çok şahit olduk. Toplu şekilde yapılan etkinlikler sonrasında bölgesel vakalarda, sokaklarda ve mahallelerde vaka sayılarında ciddi artışlar yaşadık. Dolayısıyla bu tarz etkinlikleri en aza indirelim.

Mutant virüs daha bulaştırıcı

Bir şikayeti olan vatandaş olursa, özellikle ateş, öksürük, nefes darlığı, sırt ağrısı gibi şikayetleri çıkan bir kişi olursa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvursun. Bu bireylerden erken test almanın faydası var. Bir vakayı ne kadar erken tespit edersek temaslılarını da o kadar çabuk tespit ediyoruz. Dolayısıyla bu kişileri toplumdan hızlı bir şekilde izole etmiş oluyoruz. Dolayısıyla salgının yayılmasını en azından kısmi de olsa kırmış oluyoruz. Bu işin maalesef yoğun bakım kısmı da var. Bir önceki dönemde, geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz vakalar ve yoğun bakım yatışlar, çok ileri yaş grubundaydı. Kronik hastalığı olan ileri yaş grubundaki hastaları kaybediyorduk. Bu oran, 65 yaş üstünde yüzde 85’lerdeydi. Biz bu oranın yavaş yavaş düştüğünü görüyoruz. 65 yaşın üstü bireylerde hala yoğun bakıma yatış var. Ama aşılama ve mutant virüsün görülmesi sebebiyle sanki bu yaş grubunda bir kırılma var. 65 yaş üstü bireylerde bu oran azalıyor, 65 yaş altı bireylerde hastaneye yatış ve yoğun bakıma yatış oranlarında göreceli de olsa bir artış var. Özellikle genç bireylerin dikkatli davranması gerekli. Mutant virüs daha bulaştırıcı. Bu kişiler hastalandığı zaman yoğun bakıma yatış gibi şeyler meydana gelebilir. Bu vatandaşlarımızın da çok dikkatli olmasında fayda var. Özellikle yoğun bakıma yatan ve hastaneye yatışı gerekecek kişilerin hastaneye geç başvurduğunu ve aynı zamanda bu kişilerin önemli bir kısmının ilaç kullanmadığından bahsediliyor. Kişi pozitif olduğu zaman Covid-19 hastalığı ile alakalı ilaç veriliyor. Bunun dışında doktorun uygun görmesi koşuluyla belli başlı ilaçlar da verilebilmekte. Doktorun uygun gördüğü veya filyasyon ekiplerinin verdiği ilaçları kullanmamız gerekli. Benim şu anda herhangi bir şikayetim yok gibi argümanları sık duyuyoruz. En başta bazı kişilerde hastalık hiçbir belirti göstermeden veya çok hafif semptomlarla seyrederken 5 – 7 gün sonrasında, çok ciddi bir şekilde bir anda akciğer tutulumu ve nefes darlığı yaptığını, hastaneye yatışı gerektirecek kadar solunum zorluğu yaptığını görüyoruz. Dolayısıyla vatandaşlarımız eğer pozitiflerse ve kendilerine ilaç verildiyse bu ilacı kullanma konusunda özen göstersinler. Çünkü ilaç kullanmayıp 7 – 10 gün sonrasında genel durumu ağırlaşan, iki taraflı akciğer tutulumu yapan vakalar görmekteyiz. Dolayısıyla bu konuda hassas olmamızda fayda var.

Aşılamada şu anda uygulayabildiğimiz iki aşı var

Nisan ayındaki salgın döneminde şunu gördük. Bu dönemdeki salgında filyasyon ekiplerinin tespiti ve bizim tespitlerimiz neticesinde çocukların kreş ve oyun alanlarından, okullardan virüsle enfekte olduğunu ve virüsü ailelerine bulaştırdığını görmekteyiz. Çocuklarda bir semptom görürseniz çocuğunuzu en azından aksi ispat edilene kadar okullarına veya sosyalleşebileceği alanlara göndermeyin. Çünkü buradaki salgınlar yayıldıktan ve ailelere bulaştıktan sonra salgının boyutunu arttırabiliyor. Daha fazla insana bulaşıyor ve önlenmesi daha zor oluyor. Ebeveynler bu konuda hassas olmalı. Çocuklarında eğer bir semptom veya bulgu varsa bunları en azından çocuklarını birkaç gün gözlem altında tutup doktor kontrolüne götürsün ve istirahat etmelerini sağlasınlar. Aşılamada şu anda uygulayabildiğimiz iki aşı var. Sinovac aşılarında stok durumundaki sıkıntıdan ötürü birinci dozlarda uygulamada problem vardı. Şu an böyle bir problem yok. Sinovacinaktif, BiontechmRNA aşısı. İkisi de kullanmakta olduğumuz ve insanlara tavsiye ettiğimiz aşılar. Vatandaşlarımız tercihlerine göre istediği aşıyı olabilmekte. Biontech aşısı sadece hastanelerde, Sinovac aşısı sağlık kuruluşlarında yapılabilmekte. Aşılamada Ramazan ayının olması nedeniyle ve Sinovac aşısında bir dönem randevu alınamamasından dolayı geçtiğimiz ayda aşılama faaliyetlerinde istediğimiz artışı maalesef göremedik. Önümüzdeki günlerde vatandaşlarımızı davet etmekte fayda var. Aşı randevularını alıp hastaneye, sağlık kuruluşlarına giderek aşılarını olsunlar.

Vatandaşlarımız keşke daha istekli olsa

En son 55 yaş üstü vatandaşlarımıza aşı hakkı tanımlandı. Şu anda bizim öncelik sırası olan hedef nüfusumuz, 170 bin 503 kişi içerisinde 48 bin 669 kişinin aşı hakkı var. Bu 48 bin 669 kişiden 33 bin 492 kişi en az bir doz aşısını olmuş. Bu açıkçası fena bir oran değil. Ama bu oranın daha da artması lazım. Vatandaşlarımız keşke daha istekli olsa. Tam kapanma döneminden sonrasındaki kazanımları devam ettirebilmek için kurallara dikkat etmeye devam etmeliyiz. Sıramız geldiği zaman aşımızı da olursak bu kazanımları devam ettirebileceğimizi ve kötü günleri geride bırakacağımızı düşünüyorum. İnşallah bundan sonrasında salgının dışındaki şeyleri konuşacağımız güzel günleri de görürüz” dedi.

18 May 2021 - 18:06 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce Gölcükte Kentsel dönüşüm hangi yıl başlayacak?