Dünya Su Gününde Kapitalist Yıkıma Karşı Mücadele Edelim

Dünya Su Günü ile ilgili açıklama yapan Emek Partisi suyun yaşamsal önemine dikkat çekti.

Dünya Su Günü ile ilgili açıklama yapan Emek Partisi (EMEP) suyun yaşamsal önemine dikkat çekti.

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak imzalı açıklamanın detayları şöyle:

Su yaşamın sürdürülebilmesi sağlıklı bir çevre için stratejik öneme de sahiptir. Dünyadaki su rezervinin yüzde ancak 25inin tatlı su olduğu bunun da ancak 1inin içilebilir durumda olduğu düşünüldüğünde su sonsuz ve bitmez bir kaynak değildir. Dünya nüfusunun 40ını barındıran 80 ülkede su sıkıntısı yaşanmaktadır. 1.4 milyar insan yeterli içme suyuna kavuşamamaktadır. 25 milyar insan sağlıklı suya erişemezken 24 milyar insan ise temel altyapı hizmetinden yararlanamıyor. Kapitalist talan ve tahribat nedeniyle çevre ve bütün bir ekolojinin kopmaz bileşeni temiz su kaynakları da kirletilmektedir.

SUSUZLUK BÜYÜK TEHDİT

Güney Afrikanın Cape Town şehri dünyanın içme suyu tükenen ilk büyük kenti olarak tarihe geçti. İnsanlar burada günlük 25 litre temiz su için sıraya giriyorlar. Brezilya Sao Pauloda 2014-2015te yaşanan kuraklık nedeniyle su rezervleri yüzde 4ün altına düştü ve polis yağma olaylarını önlemek için su kamyonlarını korudu. Hindistanın teknoloji kenti Bangalorenin etrafındaki suların yapılan tahliller sonucu ancak tarımsal sulama ve endüstriyel soğutmada kullanılabileceği belirtilirken şehrin içme su kaynağı olmadığı anlaşıldı. Çinin başkenti Pekinde su kaynaklarının azalması ve kirlenen yüzey suları nedeniyle kıtlık yaşanırken 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre yüzey sularının yüzde 40ının tarım ve sanayide bile kullanılamayacak kadar kirli olduğu ortaya çıktı. Mısırın 97 su kaynağı olan Nil nehri arıtılmamış tarımsal ve evsel atıklar nedeniyle kirlenirken başkent Kahirenin 2025 yılında su kıtlığı yaşayacağı belirtiliyor. Endonezyanın başkenti Cakartada 10 milyondan fazla insanın yarısına yakını su şebekesine bağlı geri kalanları ise kaçak su kuyularından çektikleri suyu kullanır durumdalar. Rusyada yapılan araştırmalarda içme suyu kaynaklarının yüzde 60a yakını içme suyundaki temizlik standartlarını karşılamıyor. Başta İstanbul olmak üzere içme suyu teminini nehir göl ve erimiş kar gibi yüzey sulardan sağlayan Moskova Meksiko City Londra Tokyo gibi kentlerin az yağış alması durumunda su sıkıntısı kaçınılmaz olacak.

KAPİTALİST TALAN SUSUZLUĞUN SEBEBİDİR

Nüfus sanayi ve teknolojinin yığıldığı bu kentler çevreden ya da daha uzak su kaynaklarından su getirerek sorunu çözebilir diye düşünülebilir ama Meksiko City ihtiyaç duyduğu suyun yüzde 40ını uzak kaynaklardan karşıladığı halde su kıtlığı sorununu yaşamaktadır. İstanbulun içme suyu problemi de 3 yıl önce açılması gereken Melen Barajından gelecek suyla çözülmeye çalışılsa da gövdesindeki derin çatlaklar nedeniyle su tutamıyor. İstanbulda barajlardaki doluluk oranı ocak ayında 19 şimdilerde ise 62dir. Ancak yaz aylarında 80 olmadığı sürece bugün ki 62lik doluluk oranı İstanbulun rahat bir yıl geçirmeyeceğini göstermektedir. Buna bir de Avrupa yakası su havzalarına zarar verecek olan Kanal İstanbul eklendiğinde İstanbul su kıtlığını en yoğun yaşayacak illerden olacaktır.

Belirli bir alandaki insanların yılda 1000 metreküpten az içme suyu edinebildiği durum su kıtlığı olarak adlandırılmaktadır. Türkiye ise 2018 verilerine göre kişi başı 1400 metreküp düşen miktarı ile su kıtlığı ile karşı karşıya ülkeler arasındadır. Ülkemizde akan sular barajlar ve HESler nedeniyle kanala ve tünele hapsedilerek neredeyse görünmez hale geldi. Termik jeotermal santrallerin yarattığı kirlilik sular varlıklarımız kullanılamaz hale getirdiler.

Bugün dünya su günü ve pek çok gazete ve televizyon su israfını önlemenin yolları ya da su tasarrufu için yapılması gerekenler diye evlerde kullanılan suyun daha az kullanılmasının yol ve yöntemlerini anlatıyorlar. Fakat içme sularının neden kirlendiğini içilebilir su kaynaklarının neden azaldığını söylemiyorlar.

ŞİŞELENMİŞ SU SATARAK KARLARINA KAR KATIYORLAR

Dünya geneli su kaynaklarını beslemek üzere artık pek çok yere kar ve yağmur yağmadığı ya da az yağdığı bir gerçek. Küresel ısınma ve buna bağlı olarak yaşanan iklim değişikliği nedeniyle dünya hızla ısınarak kuraklaşmaktadır. Kapitalist talan ve tahribatın sebep olduğu iklim değişikliğinin bir sonucu da susuzluk olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kereste mobilya ve yakacak olarak görülen ormanları bir de betonlaşmaya açan sermaye işbirlikçisi iktidarlar şimdi kalkmış evde kullanılacak sudan tasarruf edin yoksa dünya çölleşecek diyerek suçu işçi emekçilerin üstüne yıkmaya çalışıyorlar.

Kapitalistler çöle yağmur yağmayacağını bildikleri kadar çöle çevirdikleri topraklarda yaşayan insanlara şişelenmiş su satarak karlarına kar katıyorlar. Buna izin vermeyelim.

Emek Partisi olarak diyoruz ki temiz ve sağlıklı suya ulaşmak en temel insan hakkıdır. Su kar aracı değildir ticarileştirilemez başta siyasi iktidar olmak üzere tüm yerel yönetimler halkın temiz sağlıklı ve ücretsiz suya ulaşımını sağlamalıdır. Doğanın talanı çevrenin tahribatıyla küresel ısınma ve iklim değişikliğinin sebebi kapitalist yıkımın son bulması için işçileri emekçileri ve üretici köylüleri ücretsiz temiz sağlık su ve temiz insanca yaşayacak bir dünya için mücadeleye çağırıyoruz.

24 Mar 2021 - 09:09 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce Gölcükte Kentsel dönüşüm hangi yıl başlayacak?