Yılmaz, Covid19 Aşı tartışmasının hukuki boyutunu değerlendirdi

Gölcük CHP Seçim ve Hukuk işlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Av. Ozan Yılmaz, Covid19 aşı uygulamasının hukuki boyutunu değerlendirdi.

Gölcük CHP Seçim ve Hukuk işlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Av. Ozan Yılmaz, Covid19 aşı uygulamasının hukuki boyutunu değerlendirdi.

İşte Av Yılmaz'ın değerlendirmesi;

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsüne karşı geliştirilen aşılar ülkemiz dahil birçok ülkede uygulanmaya başlandı. Ülkemizde ise aşı uygulamasının zorunlu yapılıp yapılmayacağı konusunda tartışmalar mevcut. Covid-19 aşısının zorunlu tutulup tutulamayacağına geçmeden önce zorunlu aşının ne anlama geldiğini belirtmem gerekir. Zorunlu aşı ya da aşılama uygulamasının zorunlu tutulması, bireyin aşı olmadığı takdirde yaptırımlara tabi tutulması ya da irade dışı yaptırılmasıdır. Bunlara aşı olmak istemeyen şahsa mahkeme kararıyla iradesi dışında aşı yaptırmak veya aşı yaptırmamış olması nedeniyle öğrencilerin okula alınmaması örnek gösterilebilir.

Eğer “zorunlu” aşıdan bahsediliyorsa hak ve özgürlüklerimizin en temel metni olan Anayasa’ya uygun olmasının da “zorunlu” olduğunu belirtmek isterim.

Zorunlu aşı uygulaması Anayasa’nın 17/1. Maddesinde(“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”) düzenlenen “Kişi dokunulmazlığı ile maddi ve manevi değerinin korunması” hakkına, çocuklara uygulanması bakımından velayet hakkına, yukarıdaki eğitim örneğinde de Anayasa’nın 42. Maddesinde(“Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.”) güvence altına alınan eğitim ve öğrenim hakkına doğrudan müdahalede bulunulmuş sayılır.

Anayasamızın 17/2.maddesinde ise; “Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz”. Bu fıkrada atıf yapılan kanun, aşı konusunda sübjektif düzenleme yapan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'dur. Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun “Memleket Dahilinde Sari ve Salgın Hastalıklarla Mücadele” başlıklı 57. Maddesinde acil ve zorunlu müdahale edilecek hastalıklar; kolera, veba, lekeli humma, karahumma, şarbon, kızamık, cüzam …… şeklinde devam etmektedir. Covid-19 bu maddede sayılan hastalıklardan birisi değildir.

Aynı kanunun 72. Maddesi de yukarıda belirtilen hastalıkların varlığı ya da varlığından şüphe edildiği durumlarda aşı veya serum tatbik edilebileceğini(kişinin iradesi aranmaksızın) belirtmektedir. Dolayısıyla Covid-19 virüsünün 57. Madde kapsamında sayılan hastalıklardan olmaması sebebiyle an itibariyle yapılacak zorunlu aşı uygulamasının vücut dokunulmazlığına yapılan kanunsuz müdahale teşkil etmesi sebebiyle Anayasa’nın 17/2 maddesine aykırı olacağı kanaatindeyim.

Tüm bu müdahalelerin de belirtmiş olduğum gibi Anayasa’nın 13. Maddesine(“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”) uygun olması zorunludur. Maddede belirtilen şartlardan ilki kanunilik koşuludur. Yani kişi temel hak ve özgürlüklerine yapılacak bu Covid-19 zorunlu aşı uygulaması bir genelge ya da kararname ile değil kanunla getirilmelidir. Uygulamanın kanuni zemine oturtulması tek başına yeterli olmayıp ölçülülük ilkesine de uygun olmak zorundadır.

Peki aşı uygulamasında ölçülülükten ne anlamamız gerekiyor? En temel ifade ile aşının sağlayacağı yarar ile tüm olumsuz etkilerinin(yan etki) tartılması gerekmektedir. Eğer Covid-19 aşısı, uygulanan kişide geri dönüşü olmayan, tedavi edilemeyen kalıcı zararlara yol açacaksa orantılı bir müdahaleden söz edilemeyeceği gibi aşının da “kanuni” temele dayansa dahi zorunlu tutulamayacağı açıktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birçok kararında kanuni bir zemine dayansa dahi ancak orantılı bir müdahalenin insan haklarını ihlal etmeyeceğine karar vermiştir.

“Carlo Boffa ve diğer 13 başvuran / San Marino No:26536/95” davasında başvuranlar, çocuklarına zorunlu aşı uygulanmasının AİHS’nin 2, 5, 8, 9 ve 10. maddelerine aykırı olduğunu iddia etmiştir. Somut davada zorunlu aşı uygulamasının çocuğun hayatı üzerinde gerçek bir sağlık riski oluşturduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle mahkeme bu başvuruyu reddetmiştir. Sözleşme’nin 5. maddesine yönelik iddiaları 8. madde kapsamında inceleyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ceza tehdidiyle herhangi bir tıbbi tedaviye veya aşı uygulanmasına zorlamanın özel hayata saygı hakkına müdahale teşkil edebileceğini, ancak somut davada bu müdahalenin kanunda öngörüldüğü, kamu sağlığı veya ilgililerin sağlığını koruma amacını taşıdığı, ayrıca öngörülen amaçla orantılı olduğu göz önüne alındığında, demokratik bir toplumda gerekli olarak kabul edilebileceğini belirtmiştir.

“Solomakhin / Ukrayna No: 24429/03” davasında ise başvuran akut solunum hastalığı tedavisi için gittiği hastanede kendisine difteri aşısı yapılmasının ardından sağlık durumunun kötüleştiğini iddia etmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi zorunlu aşı uygulamasının başvuranın özel hayatına müdahale oluşturmakla birlikte kanunda öngörülmüş olduğunu ve sağlığın korunması amacıyla gerçekleştirildiğini tespit etmiştir.

Ülkemizde Covid-19 aşı uygulamasının kamu sağlığının korunması amacıyla getirileceği konusunda ikilem bulunmamakla beraber aşı çeşitliliği bakımından da dikkat edilmesi gerektiğini düşünmekteyim. Pfizer/BioNTech, Moderna, AstraZeneca/Oxford ve CoronaVac gibi aşı çeşitliliğinin bulunduğu göz önüne alındığında ölçülülük/orantılılık ilkesi uyarınca toplum sağlığı açısından ez az zararı/yan etkisi bulunan aşının seçilmesi de zorunludur. Bir başka anlatımla vücut dokunulmazlığının korunması ile kamu yararı arasındaki menfaat dengesinin sağlanması gereklidir.

Sonuç olarak zorunlu aşı uygulamasına karşı olmadığımı fakat bu müdahalenin Anayasamızın 2. Maddesinde belirtilen “Hukuk Devleti” ilkesine uygun olarak ancak “Yasa” ile ve orantılı bir şekilde yapılabileceğini belirtir, bu vesile ile tüm sağlık çalışanlarımıza gösterdikleri fedakarlıklar nedeniyle şahsım ve partim adına teşekkür ederim dedi.

23 Ara 2020 - 12:12 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce Gölcük'te en başarılı meclis üyesi kim?