Sosyal medya konusunda önemli açıklamalarda bulundu

CHP Gölcük İlçe Başkanlığı Hukuk İşlerinden Sorumlu Av. Ozan Yılmaz “Sosyal medyaya” getirilmek istenen kısıtlama hakkında açıklama yaptı.

CHP Gölcük İlçe Başkanlığı Hukuk İşlerinden Sorumlu Av. Ozan Yılmaz “Sosyal medyaya” getirilmek istenen kısıtlama hakkında açıklama yaptı.

CHP Gölcük İlçe Başkanlığı Hukuk İşlerinden Sorumlu Av. Ozan Yılmaz'ın açıklaması;

Av. Ozan Yılmaz "Son dönemde sıkça tartışılan ve iktidar cephesi tarafından “Sosyal medyaya” getirilmek istenen kısıtlama yalnızca Sosyal Ağlar ile işlenen suçları azaltmaya yönelik olmayıp, başka amaçlar da gütmektedir. Bu cümlenin izahatını yapmadan evvel “Hakaret ve Tehdit” başta olmak üzere Sosyal Ağlar aracılığıyla işlenebilen suçların 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’muzda yaptırımlarının zaten mevcut bulunduğunu(her ne kadar AKP grup başkanvekili Özlem Zengin sunulan bu kanun teklifinin sosyal medyadaki hakarete son verme amacı taşıdığını söylemiş olsa da)belirtmek gerekmektedir.

Cezaların şahsiliği ilkesini hatırlatmak isterim

Uzun bir süredir planlanan bu değişikliğin en son gündeme geldiği an ise Cumhurbaşkanının kızına ve torununa yönelik sosyal medya üzerinden yapılan yorum olmuştur. Bu yorum herhangi bir eleştiri kapsamında olmayıp kanaatimce de cezalandırılması gerekmektedir. Bu çirkin saldırıyı kınamakla birlikte Ceza Hukukunun en temel ilkelerinden birisi olan “Cezaların Şahsiliği” ilkesini hatırlatmak gerekir. Bir kişinin işlediği suç sebebiyle başkalarına ceza verilemeyeceği gibi bu suç temel alınacak ve ifade özgürlüğünü sınırlayacak şekilde yasal değişikliklerin yapılması bu ilkeye aykırılık teşkil etmektedir.

Özgürlüğe darbe vuracak

TBMM’ne sunulan “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin” kanımca en dikkat edilmesi gereken tarafı teklifin 4. Ve 5. Maddelerinde bahsedilen “İçeriğin Çıkarılması” ibaresinin getirilmesidir. Yürürlükte bulunan 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” kapsamında yaptırım olarak temelde “Erişim Engellenmesi” bulunmaktayken sunulan bu yasa teklifi bunun yanında engellenen Sosyal Ağda bulunan mevcut içeriği hiçbir servis sağlayıcısı tarafından ulaşılamayacak şekilde ortadan kaldırmaya yarayacaktır. Bulunduğumuz 2020 yılının teknolojik anlamda kaydettiği gelişme ve Sosyal Ağların insan hayatı üzerindeki baskın etkisi göz önünde bulundurulacak olursa bu yasa teklifinin çok sesliliğe, muhalif sese ve en önemlisi ifade özgürlüğüne darbe vuracağı kanaatindeyim. Zira bu “İçeriğin Kaldırılması” o kadar hızlı uygulanacak ki vatandaşımız o haberin/ifadenin orada bulunduğunu dahi bilmeyecektir.

“Sakıncalı” olan içeriği veya haberi hiç kimse göremeyecek

Örneklemek gerekirse siyasetçilere itham edilen yolsuzluk iddiaları başta olmak üzere birçok yargılama gerektiren suçlamalar “Kişilik haklarına saldırı” gerekçe gösterilerek haber almada kullanılan sosyal ağlardan “İçerik Kaldırılması” ile hiçbir zaman haberimiz olmayabilir. Yani bir internet sitesine “Erişim Engelleme” yerine “İçerik Çıkarma” yaptırımı uygulandığında o siteye hala farklı arama motorları ile girebilecek fakat “Sakıncalı” olan içeriği veya haberi hiç kimse göremeyecektir.

Sakıncalı kavramının kapsamını günümüzde kimlerin çizdiğini hepimiz az çok tahmin edebiliyoruz.

Buna bir nevi geriye dönük internet temizliği veya görünmez siyaset de diyebiliriz.

Sulh ceza hakimliğinden bir ifadenin/paylaşımın/haberin kişilik hakkına saldırı olduğu gerekçesiyle karar aldır ve o paylaşım hiç yapılmamış gibi olsun, kaldırıldığı bile anlaşılmadan. Size de asıl “Sakıncalı” olan bu gelmiyor mu?

Yaptırım süreleri oldukça kısa

Teklifin ikinci dikkat çeken noktası ise Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarının Türkiye’de en az bir kişinin temsilci olarak belirlenmesi zorunluluğunun getirilmek istenmesidir. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcısına bildirim yapıldıktan otuz gün içerisinde hala yerine getirmemiş olursa ağ sağlayıcısına on milyon Türk Lirası idari para cezası verilecektir. İdari para cezasının tebliğinden itibaren de otuz gün içerisinde yükümlülük yerine getirilmemiş olursa otuz milyon Türk Lirası, ikinci kez verilen idari para cezasının da tebliğinden itibaren yükümlülük hala yerine getirilmemiş olursa reklam yasağı, yeni sözleşme yapmama ve buna ilişkin para transferi yapmama cezaları getirilmek isteniyor. Yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcısına reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren(tebliğ değil) üç ay içerisinde yükümlülük yerine getirilmemiş olursa yaptırıma tabi sosyal ağ sağlayıcısının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için Sulh Ceza Hakimliğine başvuru imkanı bulunuyor. Yapılan başvuru kabul edilirse hakim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içerisinde söz konusu yükümlülük yerine getirilmemiş olursa sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için yeniden Sulh Ceza Hakimliğine başvurabilme imkanı doğacak.

Uzun lafın kısası temsilci yükümlülüğü yerine getirilmezse yüksek para cezaları, bu da yetmezse ağ sağlayıcının erişimini kısıtlama imkanı doğuyor. Ve yukarıda okuduğunuz üzere bu yaptırımlar için verilen süreler oldukça kısa.

48 saat içerisinde olumlu/ olumsuz cevap vermekle yükümlü olacaklar

Aynı durum “İçerik Çıkarılması” kararları için de geçerli. Şöyle ki; Türkiye’de günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcısı, “kişilik hakları ihlal edildiği” gerekçesiyle yapılan başvurulara 48 saat içerisinde olumlu ya da olumsuz(gerekçeli olmak kaydıyla) cevap vermekle yükümlü tutuluyor. Yükümlülük yerine getirilmezse beş milyon Türk Lirası idari para cezası mevcut.

Aynı sosyal ağ sağlayıcıları kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve yukarıda bahsettiğimiz başvuruya Türkçe hazırlanmış raporları altı aylık dönemde bildirmek zorunda aksi takdirde on milyon Türk Lirası idari para cezası…

Yasa teklifinin 6. Maddesinin (Ek Madde-4) 5. Fıkrasında; günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi ve yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarının Türkiye’deki kullanıcılarının verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirleri almasından bahsedilmektedir. Kişisel verilerimiz yurt dışı kaynaklı ağ sağlayıcılarında mevcutta bulunurken bu verilerin ülkemizde ne derece güvenle saklanacağı konusu ileride sıkça gündeme gelecektir diye düşünüyorum.

Herkes ifade özgürlüğüne sahiptir

Sonuç olarak “İçerik Kaldırma” yetkisinin getirilmesi ile Anayasa’mızın 26.maddesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğünün sınırlanacağı görüşündeyim. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları bilhassa siyasilere yönelik itici, şok edici, rahatsız edici ifadelerin ağır eleştiri kapsamında kaldığı ve demokratik toplumların çoğulcu yapısı gereği korunmasına vurgu yapılmaktadır.(Ör:Artun ve Güvener / Türkiye, no. 75510/01, 26.6.2007)Ek olarak İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 10. Maddesinin 1. Fıkrası; “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir.” diyerek ifade özgürlüğünün uluslararası anlamda korunmayı gerektirecek derecede önemli olduğunu göstermiştir.

Ülkemiz gündeminin, demokratik toplumların vazgeçilmezi olan ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik değil kadın cinayetlerinin önlenmesi için alınacak önlem ve tedbirler olmasını umut ederdim… 28.07.2020

CHP Gölcük İlçe Başkanlığı

Hukuk İşlerinden Sorumlu Av. Ozan YILMAZ

28 Tem 2020 - 19:50 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.




Anket Muharrem İncenin partisine oy verir misiniz?