Yılmaz, Baro Başkanlarına sahip çıktı

Gölcük CHP Seçim ve Hukuk işlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Avukat Ozan Yılmaz “çoklu baro” ve Baro Başkanlarını yürüyüşü hakkında yazılı basılı açıklama yaptı.

 Gölcük CHP Seçim ve Hukuk işlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Avukat Ozan Yılmaz “çoklu baro” ve Baro Başkanlarını yürüyüşü hakkında yazılı basılı açıklama yaptı.

İşye Başkan Yardımcısı Yılmaz'ın açıklaması;

 Yılmaz " “Baro” ların ne olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Bu konudaki tanımı ise 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76. Maddesi ortaya koymaktadır; “Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.”

Görüleceği üzere “Siyaset” baro tanımında yer almaz. Hukuk fakültesindeyken Anayasa Hukuku hocamın verdiği örneği hiç unutamam. Hukuk ve siyaset bir bozuk paranın iki yüzü gibidir, iç içedir ama aynı yöne bakmaz demişti.

Peki Türkiye Barolar Birliği’nin oluşumu nasıldır?

Yine Avukatlık Kanunu’muzun 109. Maddesi bu soruya da cevap vermektedir. Avukatlık Kanunu m.109’a göre; “Türkiye Barolar Birliği, bütün baroların katılmasıyla oluşan bir kuruluştur. Birlik, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur”.

Yani Türkiye Barolar Birliği Baroların iştiraki ile oluşmaktadır.

Yargı erkinin ayrılmaz bir parçası olan savunma ise avukatların varlığı ile mevcuttur.

Ve geliyoruz asıl soruya, haberlerde sürekli gördüğümüz baro başkanları neden Ankara’ya yürüyüş düzenledi? Cevabı ise iktidarın Avukatlık Yasası’nda planlanan “çoklu baro” tasarısı ve seçim sistemi üzerinde yapmak istedikleri değişiklik ile verilebilir.

Siyasetin Barolar içerisinde yeri yoktur

Aynı şehirde birden fazla baronun (yani çoklu baronun) mevcut bulunması ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında birliğin sağlanması mümkün olmayacaktır. Yukarıda “Baro” tanımından sonra yazıldığı gibi siyasetin barolar içerisinde yeri yoktur. Çünkü baroların amaçlarının en başında hiçbir siyasi görüş etkisinde kalmadan hukukun üstünlüğünü korumak yer alır. Bir ilde birden fazla baronun mevcut olması (her ne kadar iktidar yalnızca Ankara, İstanbul ve İzmir için olacağını söylemiş olsa da) hedeflenen birlik olgusunu ortadan kaldıracak ve ayrışmaya sebep olacaktır. Ayrıca yargılamanın karar mercii olan hakimlerin kendi siyasi görüşlerine yakın olan baroya mensup avukatın davada taraf olması durumunda vereceği nihai hükmün tarafsız olduğu konusunda şüpheye düşülebilir, adaletsiz sonuçlar doğabilir.

Çoklu baro sistemine geçilmesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliği’nin seçiminde de yeni kurulan barolara üye sayısıyla orantılı olarak delege tahsis edilmesi iktidarın planları arasında bulunuyor. Siyasetteki karşılığını çarşaf listeden seçilen milletvekilleri olarak görebildiğimiz nisbi temsil sistemi de bu tasarı içerisinde mevcut bulunmaktadır.

Feyzioğlu karşı olduğunu söyledi

 Baro başkanları iktidarın bu yasa tasarısından haberdar değillerdi. Yapılmak istenen değişikliğin “Avukatlık Kanunu” olduğu düşünülürse ilk danışılması gereken avukatlar olması gerekirdi. Bu adaletsizlik karşısında sessiz kalamayan savunmanın temsilcisi olan Baro Başkanlarımız ülkemizin başkentine yürüyüş düzenledi. Hatırlatmak gerekir ki bu yürüyüş Anayasa’nın 34/1 maddesi ile : “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” güvence altına alınmıştır. Her ne kadar iktidar ve Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından bu yürüyüşün 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na aykırı olduğu açıklaması yapılmış olsa da yasaların normlar hiyerarşisindeki yerinin Anayasa’nın altında bulunduğunu hatırlatmak isteriz. Bir başka anlatımla yasalar Anayasa’ya aykırı olamayacağından bu iddianın gündeme getirilmesinin de hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. Zira; Anayasa’mızın “Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü” başlıklı 11. Maddesi; “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.” Demektedir.  Yapılmak istenen bu değişiklikten haberi olan Türkiye Barolar Birliği başkanımız Metin Feyzioğlu ise bu yürüyüşün bir parçası olmadığı gibi karşı olduğunu söyledi.

Özetlemek gerekirse bu kutsal yürüyüşün en önünde olması gereken kişi en arkada bile değildi.

Bir barolar birliği başkanı düşünün ki “yeşil pasaport” için alkış tutarken baro başkanlarının ülkemizin başkentine alınmayışına, fiilen gözaltında tutulmasına sesini çıkarmasın.

Anıtkabir'de poz verdi

Baro başkanları, iktidar ve devletin kolluk kuvvetleri tarafından zorla bir çemberde hapsolmuşken TBB başkanımız Anıtkabir’de zafer pozu vererek “ben girdim siz giremediniz” dedi ve yapmış olduğu ayrımcılığı sosyal medya hesabından paylaşarak bunu ilan etmiştir. O esnada fiilen gözaltında bulunan, hürriyetleri; yegane amaçları hukukun üstünlüğü olduğu için kısıtlanan, hırpalanan Baro başkanları geceyi yerde yatarak geçirmek zorunda kalmıştır. Bulundukları bölgeye yemek dahi sokulamamış, en temel ihtiyaçlarını  karşılamak için çıkmalarına bile  müsaade edilmemiştir.

Baro Başkanları gururumuz oldu

Tüm bu baskılara, hukuksuzluğa rağmen yılmayan Baro Başkanlarımız savunmanın durdurulamayacağını tüm dünyaya göstermiştir. Hak, hukuk ve adalet arayışı ile çıkılan bu yolculuğun gururumuz olan Baro Başkanları tarafından hala sürdürüldüğünü ve bu yoldan asla dönmeyecekleri konusunda sizleri temin ederim"dedi.

 

                                                                                               

 

 

 

 

29 Haz 2020 - 18:04 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Gündem değil haberi geçen ajanstır.

01

Av - Başarılı ve yerinde bir açıklama. Meslektaşımı tebrik ederim.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 30 Haziran 08:57



Anket Gölcük en önemli sorunu sizce nedir?