TBMM Komisyonunda sunum yaptı

TBMM tarafından kurulan down sendromlu, otizm ve diğer gelişim bozuklukları sorun ve çözümleri için kurulan birçok farklı partili milletvekilinden oluşan komisyon toplantısına  konuşmacı olarak katılan +1 Farkla Gölcük Down Sendromlular Derneği Başkanı Belgin Abanoz konuşmacı olarak katıldığı komisyon toplantısını değerlendirdi.

Büyütmek için resme tıklayın

Geçtiğimiz gün down sendromlu, otizm ve diğer gelişim bozuklukları sorun ve çözümleri için kurulan komisyonda konuşma yapan Başkan Abanoz konu hakkında yaptığı açıklamada, “ Komisyon Başkanvekili AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu’nun daveti üzerine konuşmacı olarak down sendromlu, otizm ve diğer gelişim bozuklukları sorun ve çözümleri için kurulan komisyona katıldım. Bu komisyon ile Türkiye genelinde ki diğer derneklerle ile karşılıklı olarak birçok fikir alışverişlerinde bulunuldu. Bu komisyondan alınacak kararların ülke genelinde güzel sonuçlar alacağına inancım tam. Komisyon Başkanı Kemal Çelik sorunların çözülme noktasında en çok yerel yönetimlerden destek beklediğini belirtti.  Alınacak kararlarda bu yönde olacak” dedi.

“Bu komisyonda siyaset yok”

Kocaeli’ndeki tek down derneği olarak üzerine düşen komisyon tarafından verilecek her göreve büyük bir memnuniyetle kabul edeceğini belirten Belgin Abanoz, “ Gelecekten çok umutluyuz. Bu komisyonun içinde kesinlikle siyaset yok. Bütün komisyon üyeleri tek yürek olmuş durumdalar. Böyle bir komisyon içinde yer almaktan hem muştuyum hem de gururluyum” dedi.Geçtiğimiz gün gerçekleştirilen ilk komisyon toplantısının ardından +1 Farkla Gölcük Down Sendromlular Derneği Başkanı Belgin Abanoz 17 Temmuz Çarşamba günü gerçekleştirilecek olan komisyon toplantısına yeniden davet edildi.

Belgin Abanoz’un komisyon sunumu

+1 Fark ile Gölcük Down Sendromlular Derneği Başkanıyım, ismim Belgin Abanoz Derneğimiz 3 yıldır faaliyet göstermektedir .Ayrıca ilçemizde bir cafe açarakta özel öğrencilerimize istihdam sağlamaya çalışıyoruz.Dernek olarak sadece Gölcük’te değil civar ilçelerdeki özel çocuklarımızın sorunları ile de ilgileniyoruz.20 yıldır özel öğrencilerle iç içe olduktan sonra yakın zamanda Deniz Yıldızı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezinin kurucusu olarak görev yapmaktayım. Öncelikle komisyonun oluşmasında başta bölgemizin milletvekili olan ve her ihtiyacımız olduğunda bizleri kırmayarak meleklerimizi ziyaret eden Sayın vekilimiz Radiye Sezer Katırcıoğlu başta olmak üzere özel çocuklarımızın sesi alabilmemiz için bu önemli komisyonda bizlere yer veren diğer Vekillerimize de  meleklerimiz ve aileleri adına sonsuz teşekkür ederim. 

Anne ve Babaya psikolojik destek yapılmalı

Değerli vaktinizi fazla almadan meleklerimiz ve ailelerinin çözüm ve sonuçlarıyla alakalı bilgilendirme yapmak istiyorum. Nasıl ki bir anne adayının aşı takvimi takip ediliyorsa,anne karnındaki çocuğunda özel çocuk olduğu tespit edildikten sonra önce bağlı bulundukları il veya ilçede ki Aile ve Sosyal Politikalar müdürlüğüne bildirimi yapılmalı. Ardından önce anne ve sonra babaya psikolojik destek sağlanarak aile bu duruma hazırlanmalı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı müdürlüklerde ki uzman psikologlar ve sosyal hizmetler uzmanları görevlendirerek aileyi bu duruma hazırlamalıdır. Bu en büyük sorunların başında gelmektedir. Bu duruma hazır olmayan anne ve babalar doğum sonrasında lohusalık dönemi geçiren anne daha çok bunalıma girmekte, baba ise evden uzaklaşarak önce çocuğun özel durumunu kabul etmemekle birlikte boşanma kararı almaktadır. Zaten psikolojik buhrandan çıkamayan anne bu durum karşısında daha fazla manevi sorun yaşamaktadır ve ailelerin parçalanması ile birlikte anne evladıyla birlikte hayat mücadelesi vermek zorunda kalmaktadır.Bu durumu yaşayan ve hazır olmayan ailelerin yapılacak araştırma sonrasında görülecektir ki büyük bir bölümü birbirlerinden boşanmıştır. 

Aileler hastane randevusu almakta zorlanıyor


En büyük bir diğer problemimizde hastane sürecinde yaşanmaktadır. Özel eğitime ihtiyaç duyan çoğu bireyin karşılaştığı ortak problem rapor sürecidir. 0tizm tanısı 3 yaştan önce konulamamaktadır.Çocuklarda birkaç belirti olmasına rağmen gözlem süreci gibi en azından 1 yıllık rapor çıkarılarak çocukların etkilenme sürecini en aza indirmek mümkün olabilir.  Bildiğimiz üzere 0-3 yaş gelişim açısından kritik bir dönemdir. Bu yaşta öğrenilemeyen becerilerin daha sonradan öğrenilmesi daha da zorlaşmaktadır. Çocuk ne kadar erken yaşta eğitime başlarsa o kadar etkili ve verimli olacaktır Bu şekilde otizmli birey sayısı en aza indirilebilir. Aileler hastane randevusu almakta da zorlanmaktadırlar. Aylar süren bu süreç zaman zaman rapor bittiği için bireyin eğitiminin kesilmesine eğitimine ara verilmesine ve onlar için hayati önem taşıyan maaşlarının kesilmesine neden olmaktadır.En önemlisi özel gereksinimli bireylerin çabuk unuttuğunu düşünürsek bu durum gerilemeye neden o|maktadır.Tanı konulduğunda verilen sağlık kurulu raporlarını bir iki yıl süreli değil otizmli bireylerde en az 5 yıllık olması gerekmekte. Down sendromlu gibi sürekli durumlarda tek seferde sürekli rapor verilmesi hastanelerinde yükünü hafifletecektir. 

Hastaneler de bölümler oluşturulmalı


Her devlet hastanesinde en az bir çocuk psikiyatri bölümüne ihtiyaç vardır. Bağlı bulunduğum Kocaeli ilinde iki devlet hastanesinde mevcuttur. Bu durum sağlık kuruluşları iş yükünü çoğaltması ile birlikte aileleri de mağdur etmektedir. Bir tek otizmli değil yandaş bir çok rahatsızlıklarla boğuşan çocuklarımızın yurt dışından gelen epilepsi ilaçlarından yaşanılan prosedür ve sorunlar ilaç bulamama sorunu ailelerimizin ortak sorunudur. Bu özel çocuklarımızın rapor işlemleri için her ildeki devlet hastanelerinin ek binalarında bölümler oluşturarak iş yükü problemi de ortadan kalkar. Bunu istememizin en büyük sebebi otizmli çocuklarımızın kalabalıklardan korkması çığlık atma gibi istem dışı davranışlar sergilemesinin önüne geçeceği gibi hem aile hem de doktorun muayenesini daha rahat yapmış olacak ve işkence haine dönüşen rapor süreci daha rahat gerçekleşmiş olacaktır.  Otizmli her birey tedavi süresince muhakkak bir refakatçiye ihtiyaç duyar.  Bu nedenler ağır engelli sayılırlar.Verilecek olan raporların buna göre düzenlenmesi ve ailenin maddi durumu ne olursa olsun maaş bağlanmalıdır. 

Okullarda yeterli sayıda sınıf açılmalı


Bu durum ailenin ve çocuğun yaşam kalitesinin artmasına büyük katkı sağlayacaktır. Aileler ve çocuklar için var olan bu engellerin ortadan kalkmasını sağlayacak olan kurum Sağlık Bakanlığının önerilerimizi dikkate almasını bekliyoruz. Çocuklarımızın eğitim konusundaki sorunlarını da şu şekilde aktarmak istiyorum. Tüm il ve ilçelerde Sağlık Müdürlükleri ile Milli Eğitim Müdürü koordineli olarak bu Özel çocukların okul öncesi hazırlık aşaması başlatılmalı eğitim çağına gelmiş çocuklarımızın okullarda kabul görebilmeleri noktasında okul yönetimine öğretmelere velilere ve öğrencilere yönelik eğitim seminerleri verilmeli. Örneğin fiziksel veya zihinsel engelli çocuklarımızın okullarda özellikle diğer veliler tarafından çocuklarını psikolojilerin bozulduğunu öne sürerek dışlanmaktadırlar. İl ve ilçe sağlık müdürlüklerince belirlenen okul çağına gelmiş çocuklar için milli eğitim müdürlükleri yeterli sayıda sınıf açmaları özel çocuklarımızın eğitim hayatını aksatmadan devam etmesini sağlamalıdır. Tüm devlet okullarında özel eğitim alt sınıfı oluşturulmalı okullar bu fiziki yapıda olmalı kaynaştırma eğitimi verilen çocukların bu eğitimden kesintisiz faydalanabilmeleri için eğitimcilerin ve velilerin bu konuda rehberlik araştırma merkezleri tarafından bilgilendirilmesi özel öğrencilerin dışlanmaması için diğer öğrencilerinde hassasiyetle merhamet ve sorumlulukla yönlendirilmesi sağlanmalıdır. 

Yurt dışında 80 saat bizde 12 saat


Tüm Türkiye’de OÇEM’lerin bir an önce yenilenmesi ve özel eğitim öğretmenleri tarafından eğitim verilmesi bunun içinde özel eğitim branşının desteklenmesi ve atamalarını ivedikle yapılması gerekmektedir. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde ki ram raporlarında verilen bireysel ders saatleri arttırılmalıdır.Yurt dışında otizmliler ayda 80 saat ders alırken ülkemizde ders saati 12 saat ile kısıtlandırılmıştır. Bazı öğrenciler kaynaştırma eğitimi alsa dahi bire bir özel eğitimli personelden ders alması çok daha verimli olacaktır. Çocuklarımızın eğitim haklarından mahrum olmamaları için önermiş olduğumuz bu maddelerin yerine getirilmesi için ülke genelinde tüm Milli Eğitim Müdürlüklerinin Sağlık Müdürlükleriyle koordineli çalışması sağlanmalıdır.  Otizm ve Down sendromlu bireylerimizin sosyal hayatlarına yönelik sorun ve çözümlerine gelirsek burada en büyük sorumluluk belediye ve STK’lalardadır. 

Yaşam köyü kurulsun


Nasıl ki belediye destekli kurslar bilgi evleri vatandaşlarımızın hizmetine sunuluyorsa belediyelerde il ve ilçelerde tespit edilen çocukları yaşlarına göre sosyal destek sağlanmalı bu kurslara dahil olabilecek durumda olanlara STK’larla iş birliğine girilerek belediyenin havuz meslek kursları sanatsal faaliyetlerle alakalı kurslardan ücretsiz yararlanabilme imkanı sağlanmalıdır. Bu durum özel çocukların gelişimi açısından da son derece faydalı olacaktır. Özel çocukların yüzme spor resim ve el sanatları derslerindeki başarılarının bir çok örneği dünyada ve ülkemizde mevcuttur. Bu süreç illerde valilik STK’lar ve büyükşehir belediyeleri ilçelerde kaymakamlık STK’Iar ve ilçe belediyelerin sorumluluğunda olmalıdır. Özel gereksinimli tüm çocuklu ailelerin acil durumlarda çocukları emanet edebilecekleri (cenaze ameliyat,hastalık) gibi durumlarda yaşam köylerinin kurulması ve ailelerinde bu durumlarda ücretsiz olarak faydalanması sağlanmalıdır. Ayrıca ailesini kaybetmiş olan ve bakacak kimsesi kalmayan bireylerinde kurulacak olan bu köylerde yaşamlarını idame ettirmeleri sağlanmalıdır.  Sözlerimi noktalamadan önce sizlere otizmli çocuğa sahip bir annenin mektubunu okuyarak yaşadıkları sıkıntıları daha net bir şekilde ortaya koymak  istiyorum.

Sizlerde bizim farkımızda ve yanımızda olun

 
Eymen Mirza Şentürk’ün annesi Tülay Şentürk’ün mektubunda, “ Ben bir anneyim ama çok özel bir çocuğun annesiyim ve o annenin yüreğindeki acılarla evladımın kulakları sağır eden suskunluğu ile sesleniyorum size. Bizi duyun bizi dinleyin ama kulaklarınızla değil yüreğinizle vicdanınızla ve en çok da empatiyle dinleyin. Hatta özel bir annenin bir gününe eşlik edin. Onunla yaşayın ve yaşadıklarını görün. Allah’ın bir lütfu olarak gözümüzden sakındığımız meleklerimizin içinde kaybolduğu fırtınaları görün lütfen.Son yıllarda çığ gibi büyüyen ve günümüzde pek çok aileyi maddi ve manevi yıkıma uğratan bu ailelerin akraba ve yakınları da eklendiğinde pek çok kişinin son derece kötü etkilendiği bir duygu durum bozukluğu ruhsal travmalar ve boşanmalar ve daha neler neler. Otizmin yanındayız biz istemesekte otizm bizim yanımızda sizlerde bizim farkımızda ve yanımızda olun.0tizm bir suskunluk kulaklar sağır olmadan duyun bizi” sözleri yer aldı. 

Göreve hazırım


Ben şahsım adına sizlere 20 yıldan bu yana yaşanılan sıkıntılar başta olmak üzere ailelerin ve özel çocuklarımızın sıkıntıları sorunları ve bu sorunların nasıl aşılacağı ile alakalı konuları sizlerle paylaştım. Bu süreç içerisinde şahsım olarak ve Kocaeli’nde tek olan +1 Fark İle Gölcük Down Sendromlular Derneği Başkanı olarak üzerime düşen ne varsa zaman ve saat koşulu olmadan hizmet etmeye hazır olduğumu bildirir hepinize beni dinlediğiniz için en derin sevgi ve saygılarımı sunarım. 

 

14 Temmuz 2019 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gölcük Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Başkan Ali Yıldırım Sezer'i başarılı buluyormusunuz?